Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; mahkemenin 27.09.2021 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, bu defa ek kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı, davalı ile haricen imzalanan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereğince 80.000,00 TL peşinat ödeyerek satın aldığı taşınmazın süresinde teslim edilmemesi üzerine sözleşmeyi feshettiğini ve ödenen peşinat bedelinin ödenmemesi üzerine ciro ettiği teminat senedine istinaden başlatılan icra takibi sonucu ödeme yapmak zorunda kaldığını,davalı yükleniciye yapılan ödemelerin ödeme tarihleri ile dava tarihi arasında geçen süre için Borçlar...
3. Hukuk Dairesi 2022/1214 E. , 2022/2351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; mahkemenin 27.09.2021 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, bu defa ek kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI Davacı, davalı ile haricen imzalanan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereğince 80.000,00 TL peşinat ödeyerek satın aldığı taşınmazın süresinde teslim edilmemesi üzerine sözleşmeyi feshettiğini ve ödenen peşinat bedelinin ödenmemesi üzerine ciro ettiği teminat senedine istinaden başlatılan icra takibi sonucu ödeme yapmak zorunda kaldığını,davalı yükleniciye yapılan ödemelerin ödeme tarihleri ile dava tarihi arasında geçen süre için Borçlar Kanununun 84 maddesi hükmüne göre hesaplanacak ticari faizi ile birlikte ödenmesini, yaptığı ödemeler nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, ayrıca sonradan sözleşmenin feshine ilişkin imzalanan protokol gereğinin davalı tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek uğradığı zararların tazminini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece ilk kararında davanın kısmen kabulüne, 50.245,30 TL asıl alacak, 18.880,88 TL işlemiş faiz olarak toplam 69.126,18 TLnın asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine dair verilen karar davalının temyiz başvurusu üzerine ;Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 28/05/2018 tarih ve 2018/713 -2018/6271 sayılı kararla; Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşme geçersiz olduğundan protokol hükümlerinin de geçersiz olduğu gerekçesiyle somut uyuşmazlık değerlendirildiği, olayın gelişimi göz önünde bulundurulduğunda, adi yazılı şekilde düzenlenen 21.05.2008 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi resmi şekle uygun olmadığı için geçersiz olsa da, bunun dışında tarafların ortak iradesi ile düzenlenmiş olan 06.04.2009 tarihli protokol başlıklı belge ile taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin tasfiye edilerek borç ilişkisinin yenilendiği ve tarafların alacak ve borçlarının ayrıntılı olarak açıklandığı, böylece protokoldeki hükümlerle tarafların bağlı olduğu açık olduğu halde bu hususa dikkat edilmeksizin başlangıçtaki geçersiz sözleşmenin esas alınarak sonuca ulaşılması hatalı olduğu ve mahkemece, bu açıklamalar ışığında protokol hükümleri esas alınıp davacının varsa alacak iddiasının toplanan deliller değerlendirilip taraf, mahkeme ve yargıtay denetimine uygun bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.Bozmaya uyan mahkemece davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile 29.739,51 TL asıl alacak 11.175,33 TL işlemiş faiz olmak üze...