A) 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanığa yüklenen 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCKnin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, B) 2010 ve 2011 takvim...
11. Ceza Dairesi 2018/2130 E. , 2022/4400 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Mahkumiyet
A) 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanığa yüklenen 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCKnin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, B) 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUKnin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, ortak iş yapacakları ... isimli şahsa vekaletname verdiğini ancak bütçesi elvermediği için fiilen işe başlayamadıklarını, şahsın ne yaptığını bilmediğini, sahte faturalarla ilgisinin bulunmadığını savunması, iş yeri sahibi Mustafa Hanın vergi müfettişine verdiği 02.01.2012 tarihli ifadesinde, iş yerini 2008 yılı Şubat ayında ...e kiraladığını, sanığı Şubat ayının başında ....in yanında bir kaç kez mal taşırken gördüğünü, sonra hiç görmediğini, .....in 4 ay kadar ayakkabı imalatı yaptıktan sonra eşyalarını alıp ortadan kaybolduğunu beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; 1)Sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin en son düzenlenen fatura tarihi olması, 2010 ve 2011 takvim yıllarında KDV beyannamesi verilmemesi, vergi suçu raporu ve ekindeki vergi tekniği raporlarında, Ba-Bs form analizi sonucuna göre 2010 takvim yılında düzenlediği bildirilen 20 adet, 2011 takvim yılında düzenlediği bildirilen 57 adet faturaya ilişkin ayrıntılı bilgilerin bulunmadığının anlaşılması, zamanaşımı hükümlerinin uygulanma ihtimali yönünden suç tarihinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespiti gerekmesi karşısında; 2010 ve 2011 takvim yıllarında düzenlenen faturaların ilgili vergi dairesi müdürlüğünden ve kullanan mükelleflerden araştırılarak t...