Taraflar arasında birleştirilerek görülen kurum işleminin iptali ve alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; asıl davada Kahramanmaraş Eczanesinin sahibi olduklarını, ...'nın da mesul müdür olarak eczanede çalıştığını, Kurum tarafından 2004 yılı BUT ve protokol hükümlerine göre Kuruma sahte reçete faturalandırdıkları gerekçesiyle sözleşmelerinin haksız olarak 7 yıl süreyle feshedildiğini, feshe ilişkin kurum işleminin iptalini, birleşen davada da kendilerinden yersiz kesinti yapılan 12.000 TLnın dava tarihinden itibaren faizi ile tahsilini istemişlerdir. Davalı; ... isimli...
3. Hukuk Dairesi 2022/739 E. , 2022/2421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen kurum işleminin iptali ve alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; asıl davada Kahramanmaraş Eczanesinin sahibi olduklarını, ...'nın da mesul müdür olarak eczanede çalıştığını, Kurum tarafından 2004 yılı BUT ve protokol hükümlerine göre Kuruma sahte reçete faturalandırdıkları gerekçesiyle sözleşmelerinin haksız olarak 7 yıl süreyle feshedildiğini, feshe ilişkin kurum işleminin iptalini, birleşen davada da kendilerinden yersiz kesinti yapılan 12.000 TLnın dava tarihinden itibaren faizi ile tahsilini istemişlerdir. Davalı; ... isimli hastalar adına davacıların şeklen sahih, içerik olarak sahte reçete düzenlettirdiklerinden dolayı uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davacıların sahtecilik eylemini gerçekleştirdikleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin, 11/02/2009 tarihli, 2008/16173 esas - 2009/1588 karar sayılı ilamıyla "...B.K.nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, bu dava yönünden ceza mahkemesinde açılan kamu davasının sonucunun beklenmesi zorunludur...'' gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğu belirtilerek; Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/139 esas, 2018/359 karar sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığının Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 16/12/2016 tarih 6872 sayılı raporunda "inceleme konusu reçeteler ve ...adına düzenlenmiş dilekçedeki yazı ve imzaların ..., ...'in eli ürünü olmadığı" şeklinde rapor düzenlendiği ve davacıların sahtecilik suçunu işlediği yönünde her türlü şüphenden uzak kesin ve inandırıcı somut delile ulaşılamadığından haklarında ayrı ayrı beraat kararı verildiği dikkate alındığında davacıların davasını ispatladığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin, 27/06/2019 tarihli, 2019/2355 esas - 2019/7994 karar sayılı ilamıyla "...Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmadığı gibi, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında davanın kabulüne karar verildiği halde sözleşmenin feshi ve muarazanın giderilmesi ile alacak talebine ilişkin her hangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Karar bu hali ile infaz kabiliyeti taşımamaktadır. 6100 sayılı HMK.nun 297 ve devamı maddelerine aykırı olarak kurula...