Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davaların kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı asıl davada; davalının kendisini vekaletname ile yetkilendirdiğini, Serik 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/199 Esas ve 2013/287 Esas sayılı, Serik 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/383 Esas ve 2008/617 Esas sayılı, Serik 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/524 Esas ve 2009/228 Esas sayılı dosyalarında vekilliğini üstlendiği davalının kendisini haksız olarak azlettiğini, doğmuş hak ve alacaklarını tahsil etmesini önleyerek kendisini haksız şekilde zarara uğrattığını, dosyalar için yaptığı masrafların kendisine ödenmediğini iddia...
3. Hukuk Dairesi 2021/7354 E. , 2022/2510 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davaların kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı asıl davada; davalının kendisini vekaletname ile yetkilendirdiğini, Serik 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/199 Esas ve 2013/287 Esas sayılı, Serik 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/383 Esas ve 2008/617 Esas sayılı, Serik 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/524 Esas ve 2009/228 Esas sayılı dosyalarında vekilliğini üstlendiği davalının kendisini haksız olarak azlettiğini, doğmuş hak ve alacaklarını tahsil etmesini önleyerek kendisini haksız şekilde zarara uğrattığını, dosyalar için yaptığı masrafların kendisine ödenmediğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 100 TL masraf alacağının ve haksız azil nedeniyle ücretin tamamına hak kazandığından davalı adına takip ettiği davalar sebebiyle doğmuş akdi ve karşı yan vekalet ücretinin azil tarihi tarihine göre tespiti şimdilik 4.900 TL vekalet ücretinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı birleşen davada; davalının davacı sıfatına haiz olduğu Serik Kadastro Mahkemesinin 2010/91 Esas sayılı dosyası ve aynı dosya ile birleştirilmesine karar verilen 2010/176 E. sayılı dava vekilliğini üstlendiğini dava dosyaları için masraf yaptığını, haksız azledilmesi sebebiyle tam ücrete hak kazandığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, masraf alacağı olarak 10TL'nin ve azil tarihi itibariyle hak ettiği akdi ve karşı yan vekalet ücretinin tespiti ile şimdilik 2.400 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; davaların reddini istemiştir. Mahkemece; davaya bakmaya yetkili mahkemenin Antalya mahkemeleri olduğu gerekçesiyle verilen yetkisizlik kararı, davacının temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 06/12/2016 tarihli ve 2016/15821 E. 2016/22854 K. sayılı kararıyla, mahkemenin yetkili olduğu ve işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; vekalet alacağına konu dosyalarda davacı avukatın görevi kötüye kullanma niteliğinde bir fiilinin yahut ihmalinin olmadığı, davalının davacı hakkında şikayetçi olduğu soruşturma dosyası yahut ceza davası bulunmadığı gibi bu yönde bir savunmasının da olmadığı, azlin haklı olduğuna dair delil sunulmadığı, haksız azledilen davacının vekalet ücretlerine hak kazandığı, görev yapılan ve davalı yönünden zorunlu dava arkadaşlığı bulunulan dosyalarda davacının davalıdan olan alacağının vekili olduğu kişi sayısına bölünerek bulunması gerektiği, bu doğrultuda alınan ek bilirkişi raporundaki hesaplamanın hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın...