Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.1999 tarihli 1999/11-273 Esas ve 1999/288 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu, bulunamadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde, VUK'nin 139. maddesinde yazılı hususlarla usulüne uygun tebligatın aranmasına gerek bulunmaması; defter, kayıt ve belgeleri saklama sorumluluğunun mükellef sanığa ait olduğu gözetildiğinde; sanığın 2011 tarihinde şirket hisselerini devraldığı, istenilen defter ve belgelerin sanığın söz konusu şirketteki hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ait olduğu ve sanığın savunmasında, şirketi 2011 yılında devraldığını, vergi müfettişlerinin kendisini maliyeye çağırdıklarını, defterleri ibraz etmelerini istediğini, ancak söz konusu defterleri iş yerini devraldığı eski yöneticilerin kendisine teslim etmediğini, bu nedenle bu defter ve belgeleri ibraz...
11. Ceza Dairesi 2017/16053 E. , 2022/4822 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter, kayıt ve bilgileri gizleme HÜKÜM : Beraat
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.1999 tarihli 1999/11-273 Esas ve 1999/288 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu, bulunamadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde, VUK'nin 139. maddesinde yazılı hususlarla usulüne uygun tebligatın aranmasına gerek bulunmaması; defter, kayıt ve belgeleri saklama sorumluluğunun mükellef sanığa ait olduğu gözetildiğinde; sanığın 2011 tarihinde şirket hisselerini devraldığı, istenilen defter ve belgelerin sanığın söz konusu şirketteki hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ait olduğu ve sanığın savunmasında, şirketi 2011 yılında devraldığını, vergi müfettişlerinin kendisini maliyeye çağırdıklarını, defterleri ibraz etmelerini istediğini, ancak söz konusu defterleri iş yerini devraldığı eski yöneticilerin kendisine teslim etmediğini, bu nedenle bu defter ve belgeleri ibraz edemediğini belirtmesi karşısında; suçun unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; şirketin önceki yetkili temsilcisinin tanık sıfatıyla dinlenmesi, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin sanığa teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise bu hususta teslim tesellüm tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.