Mala zarar verme, sövme ve tehdit suçlarından sanıklar A.... S....ve B...... M....'ın beraatlarına ilişkin Bartın Sulh Ceza Mahkemesince 17.02.2005 gün ve 500-23 sayı ile verilen kararın, yakınan tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 14.11.2005 gün ve 5313-8616 sayı ile; "Hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 237 ve 238. maddeleri hükmü karşısında, sanık ve şikayetçinin hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı ise 02.01.2006 gün ve 100380 sayı ile; "Yargılama yasalarının zaman bakımından uygulanmasında genel ilke derhal uygulama, hemen uygulama ilkesidir. Bunun istisnası yasada aksi uygulamanın belirtilmiş olması halidir. Derhal uygulama ilkesi uyarınca, usul işlemleri, yapılacağı sırada yürürlükte bulunan yargılama...
Ceza Genel Kurulu 2006/9-9 E., 2006/19 K.
Ceza Genel Kurulu 2006/9-9 E., 2006/19 K.
KAMU DAVASINA KATILMA
TEMYİZ TALEBİ VE SÜRESİ
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 237 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 238 ]
5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ]
1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 310 ]
1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 365 ]
"İçtihat Metni"
Mala zarar verme, sövme ve tehdit suçlarından sanıklar A.... S....ve B...... M....'ın beraatlarına ilişkin Bartın Sulh Ceza Mahkemesince 17.02.2005 gün ve 500-23 sayı ile verilen kararın, yakınan tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 14.11.2005 gün ve 5313-8616 sayı ile;
"Hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 237 ve 238. maddeleri hükmü karşısında, sanık ve şikayetçinin hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı ise 02.01.2006 gün ve 100380 sayı ile;
"Yargılama yasalarının zaman bakımından uygulanmasında genel ilke derhal uygulama, hemen uygulama ilkesidir. Bunun istisnası yasada aksi uygulamanın belirtilmiş olması halidir. Derhal uygulama ilkesi uyarınca, usul işlemleri, yapılacağı sırada yürürlükte bulunan yargılama yasası hükümlerine tabidir. Yürürlükteki yasaya göre yapılmış işlemler de sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle geçerliliğini yitirmeyecektir. Yürürlüğe giren yeni yasa yargılaması devam eden davalarda hemen uygulanacaktır. Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.09.2003 tarih 2003/1-226 esas, 2003/229 karar ve 24.05.2005 tarih 2005/7-24 esas, 2005/56 karar sayılı kararları da aynı doğrultudadır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi de 18.10.2005 tarih 2005/6145-10032 sayılı kararında da "Sanık hakkında açılan kamu davasına karar tarihinde uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 366. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde katılma isteminde bulunup bu sıfatı kazanmayan şikayetçinin temyize yetkisi bulunmadığı cihetle, vaki temyiz isteminin reddine..." karar vermiştir.
Somut olayda, karar 17.02.2005 tarihinde verilmiş olup, temyiz tarihinde sanıklar ve C.savcılarınca temyiz edilmediğinden hükmün kesinleştiğinin kabulü gerekir. Zirai şikayetçi yargılama aşamasında yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK.nun 366. maddesi hükümleri doğrultusunda katılma talebinde bulunmadığından hükmü temyize yetkisi de yoktur. Aksini kabul etmek sanık açısından kazanılmış hak kuralının da ihlali anlamına gelecektir." görüşüyle itiraz yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılmasına ve yakınanın temyiz inceleme isteminin CYUY.nın 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanıkların, mala zarar vermek, sövme ve tehdit suçlarından beraatlarına karar verilen olayda Özel Daire ile Yargıtay C...