Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanık hakkında mağdurlar ... ve ...ya yönelik eylemlerinin silahla tehdit suçunu oluşturduğu belirtildiği halde gerekçeli kararda sanığın eylemlerinin TCKnın 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması, 2) Kabule göre ise; a) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11/06/2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere TCK'nun 43....
4. Ceza Dairesi 2020/31942 E. , 2022/8311 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanık hakkında mağdurlar ... ve ...ya yönelik eylemlerinin silahla tehdit suçunu oluşturduğu belirtildiği halde gerekçeli kararda sanığın eylemlerinin TCKnın 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması, 2) Kabule göre ise; a) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11/06/2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere TCK'nun 43. maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanunun 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür.Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın, mağdurlar ... ve ...ya yönelik tehdit eylemlerinin, aynı suç işleme kararıyla, birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleşmiş olması nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde tek bir tehdit fiilini oluşturduğu anlaşılmakla, tek fiille birden çok mağdura karşı tehdit suçunu işleyen sanık hakkında , tehdit suçundan bir kez mahkumiyetine karar verilerek cezasının TCKnın 43/2. maddesi uyarınca arttırılması gerekirken, sanığın her mağdura yönelik eyleminin ayrı, bağımsız tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi, b) Sanık hakkında mağdurlar ... ve ...ya yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlerde temel ceza belirlenirken uygulanan Kanun ma...