Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/235 · K. 2022/2797
Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/235 K. 2022/2797

E. 2022/235K. 2022/279723 Mart 2022
boşanma
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından boşanma hükmü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, davalı kadına "Müşterek haneyi 2006 yılında çocuğunu da alarak terk ettiği, o tarihten beri bir daha geri dönmediği" vakıası kusur olarak yüklenerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm davalı kadın tarafından "Boşanma hükmü ve kusur belirlemesi" yönünden istinaf edilmiştir. Bölge adliye...

Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2022/235 E. , 2022/2797 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından boşanma hükmü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, davalı kadına "Müşterek haneyi 2006 yılında çocuğunu da alarak terk ettiği, o tarihten beri bir daha geri dönmediği" vakıası kusur olarak yüklenerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm davalı kadın tarafından "Boşanma hükmü ve kusur belirlemesi" yönünden istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Davacı erkek 24/09/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı eşinin 12 yıl önce o tarihte henüz 1 yaşında olan ortak çocuklarını da alarak evi terk ettiği, kendisini bir daha arayıp sormadığı, numarasını değiştirdiği, ortak çocuğun sosyal medya hesabına ulaştığı ancak çocuğun kendisini engellediği, davalının ortak çocuğa kendisini kötülediği, 12 yıldır eşinin pişman olup eve dönmesi umuduyla beklediği, davalının evlilik birlikteliği içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyip nedensiz bağırıp çağırdığı vakıalarına dayanmış, davalı kadın ise süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde davacı erkeğin sadakatsiz olduğunu, evi kendisinin terk etmediğini, erkeğin kendisini ailesinin yanına bırakıp daha sonrasında ise arayıp sormadığını savunmuş, cevap dilekçesinde her hangi bir delile dayanmamıştır. Davacı erkeğin dinletmiş olduğu tanıklar beyanlarında, davalı kadının dava tarihinden 12 yıl önce 2006 yılında, o tarihte henüz 1 yaşında olan ortak çocuğu da yanına alarak evi terk ettiğini doğrulamışlardır. Davacı erkek dava dilekçesinde dayandığı diğer vakıaları ise sunduğu delillerle ispatlayamamıştır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Yukarıda da belirtildiği üzere dinlenen davacı erkek tanıklarının beyanlarından davalı kadının 2006 yılında evi terk ettiği, sonrasında da bir daha müşterek haneye geri dönmediği anlaşılmakta ise de kadının birlik görevlerinden kaçınmak amacıyla evi terk ettiğine ilişkin dinlenen tanık beyanları sebep ve saiki açıklanmayan, inandırıcı olmaktan uzak, soyut izahlardan ibaret olup kadının hangi birlik yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla evi terk ettiği de anlaşılamamaktadır. Kaldı ki davalı kadın müşterek haneyi 2006 yılında terk etmi...

Benzer Kararlar

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/1573 · K. 2022/2920

28 Mart 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/786 · K. 2022/2866

24 Mart 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/264 · K. 2022/2055

3 Mart 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/5424 · K. 2022/6980

13 Eylül 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/875 · K. 2022/2693

21 Mart 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/4717 · K. 2022/6688

5 Temmuz 2022