Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 2. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.04.2011 gün ve 2010/293 E. 2011/258 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 16.10.2012 gün ve 2012/19323 E. 2012/23095 K. sayılı ilamı ile; “…Davacı işçi vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedilmesi üzerine davalı alt işveren ile birlikte davalı Sağlık Bakanlığı aleyhine açtığı işe iade davasının kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine süresinde yaptığı başvuruya rağmen işe başlatılmadığını, kanuni haklarının ödenmediğini belirterek kıdem, ihbar ve yıllık izin ücret alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Bakanlık vekili, müvekkili idarenin davacının alacaklarından sorumlu olmadığını...
Hukuk Genel Kurulu 2013/1216 E. , 2014/1027 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi TARİHİ : 21/03/2013 NUMARASI : 2013/4-2013/107
Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 2. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.04.2011 gün ve 2010/293 E. 2011/258 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 16.10.2012 gün ve 2012/19323 E. 2012/23095 K. sayılı ilamı ile; “…Davacı işçi vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedilmesi üzerine davalı alt işveren ile birlikte davalı Sağlık Bakanlığı aleyhine açtığı işe iade davasının kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine süresinde yaptığı başvuruya rağmen işe başlatılmadığını, kanuni haklarının ödenmediğini belirterek kıdem, ihbar ve yıllık izin ücret alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Bakanlık vekili, müvekkili idarenin davacının alacaklarından sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı şirkete ise Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile talepler hüküm altına alınmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Davacının davalı bakanlığın temizlik işlerini üstlenen B. Ltd. Şti.'nin işçisi olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasının davacı lehine sonuçlandığı ve kesinleştiği, davacının kesinleşen kararın tebliğinden itibaren süresi içinde işe başlatılmak için gönderdiği tebligatın B. Ltd. Şti. işyerinin kapalı olması nedeni ile muhtara yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Tebligat yapılacak kişinin, tebliğ evrakında belirtilen adreste bulunmaması ve bu nedenle tebligat yapılaması halinde adres araştırması yapılmalıdır. Tebligatın muhatabı adresinde oturmakla birlikte, tebliğ yapıldığı sırada kendisi veya kendisi adına tebliği alacak kimseler adreste bulunmaz, kısaca adres kapalı ise, adreste bulunmama nedeninin komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, meclis üyesi, zabıta veya memurlardan öğrenilmesi, tebliğ tutanağına yazılması ve beyanına başvurulan kişiye imzalatılması, imzadan çekinilmesi halinde tebliğ mazbatasına bunun da yazılması ve tebliğ evrakını dağıtan memurun imzalaması gerekir. Dağıtım saatinden sonra muhatap veya tebliği alacak kimseler dönecek ise, tebliğin Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre, birkaç gün adreste yoklar ise aynı Kanun'un 20. maddesine göre yapılacaktır. 21. maddeye göre yapılan tebligatta, 2 numaralı ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılırken, 20. maddeye göre tebliğde, tebliğ 2 numaralı ihbarnamenin kapıya yapıştır...