Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/1676 K. 2022/2262

E. 2021/1676K. 2022/226223 Mart 2022
bilirkişi raporu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Hüküm : TCKnın 89/1, 89/2-e, 22/3, 62/1, 52/2-4, 53/6, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemenin karar tarihinden önce yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, gerekçeli kararda sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılmamasının, mahkemece...

Karar Metni

12. Ceza Dairesi 2021/1676 E. , 2022/2262 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCKnın 89/1, 89/2-e, 22/3, 62/1, 52/2-4, 53/6, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemenin karar tarihinden önce yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, gerekçeli kararda sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılmamasının, mahkemece zımnen uygulama yapılmayacağına ilişkin bir kabul olduğu anlaşıldığından tebliğnamede bu konuda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi ile birlikte 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin de uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre, olay günü, gündüz vakti, meskun mahal dışında, sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile olay mahalline geldiğinde kendisine hitap eden "DUR" levhasına rağmen tali yoldan kontrolsüz bir şekilde bölünmüş yola çıkıp dönel kavşaktan dönüş yapmak istediği esnada sol taraftan anayolu takiben gelen katılan ...nın sevk ve idaresindeki motosiklet ile sanığın idaresindeki otobüsün sol yan kısımlarına çarpması sonucu, katılan sürücünün yaşamını tehlikeye sokan, hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında çelişki olduğuna, kusur durumuna, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Mahkemece, sanığın yoğun trafiğe sahip karayoluna kontrolsüz girdiği, yol içerisindeyken geçen arabalara durup yol verdiği, kavşak içerisine de önünde başka bir araç olması sebebiyle tam giremediği, arka kısmının karayolu üzerinde kaldığı, sanığın tecrübesine, sahile sürekli yolcu götürmesine, bölge...