Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/819 · K. 2022/2615
Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/819 K. 2022/2615

E. 2022/819K. 2022/261523 Mart 2022
tazminatkusursuz sorumlulukadam çalıştıranın sorumluluğuiademaddi tazminatistinaf başvurusunun kabulütazminat davasıaraç tescilieksik incelemeistinaf yolukamu hizmetimücbir sebep
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; müteahhit olduğunu, kendisini arsa sahibi olarak tanıtan kişiyle davalı ...in noterliğinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye güvenerek arsa sahibinin hesabına farklı zamanlarda 15.000 TL ve 435.000 TL gönderdiğini, ayrıca elden 100.000 TL verdiğini, daha sonra aynı kişinin başka bir müteahhitle başka noterde aynı işlemi yaptırdığı sırada...

Karar Metni

3. Hukuk Dairesi 2022/819 E. , 2022/2615 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; müteahhit olduğunu, kendisini arsa sahibi olarak tanıtan kişiyle davalı ...in noterliğinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye güvenerek arsa sahibinin hesabına farklı zamanlarda 15.000 TL ve 435.000 TL gönderdiğini, ayrıca elden 100.000 TL verdiğini, daha sonra aynı kişinin başka bir müteahhitle başka noterde aynı işlemi yaptırdığı sırada kimliğinin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine kaçtığını; davalı noterlik işlemine güveni nedeniyle söz konusu ödemeleri gerçekleştirdiğini, davalıların sahte kimliği tespit edemeyerek, yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için oluşan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TLnin 27/04/2017 ödeme tarihinden işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı banka; kendisini ...olarak tanıtan kişinin ibraz ettiği nüfus cüzdanı aslının incelenerek mevduat hesabı açıldığını, kriminal raporuna göre kullanılan kimliğin aldatma kabiliyeti bulunduğunun belirlendiğini, tüm işlemlerin aynı kimlikle yapıldığını, illiyet bağı bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. Davalı noter; sözleşme düzenlenirken tüm dikkat ve özenin gösterildiğini, kimlik paylaşım sisteminde fotoğraf ve düzenleyen memur isimleri bulunmadığını, kullanılan nüfus cüzdanının orjinal olup kişiler tarafından bir şekilde ele geçirildiğini, kriminal raporuna göre de aldatma kabiliyetine haiz olduğundan illiyet bağının kesildiğini; zararla ilgili sorumluluğu bulunmadığını, davacının tapu müdürlüğünden gerekli kontrolleri yapmış olması gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davacının noterlikte düzenlediği sözleşme ile bankada açılan hesapta kullanılan kimliğin sahte olduğu, aynı kimlikle aynı gün başka bir noterlikte işlem yapıldığı sırada noter çalışanı tarafından sahteliğin fark edildiği, bu bakımda sahte kimliğin anlaşılamadığı yönündeki savunmalara itibar edilemeyeceği, davalıların kusursuz olarak sorumluluklarının bulunduğu, davacıya izafe edilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 TL'nin 27/4/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. İl...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 38

(Değişik: 18/2/1965-538/20 md.)

Benzer Kararlar

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2868 · K. 2022/4910

23 Mayıs 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2021/7482 · K. 2022/2666

23 Mart 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/388 · K. 2022/7614

11 Ekim 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/1793 · K. 2022/4217

27 Nisan 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2021/7427 · K. 2022/2146

10 Mart 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2815 · K. 2022/4228

27 Nisan 2022