Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı şirketin mesken abonesi olduğunu ve sayacının R, S ve T fazlarına ait akım ve ölçüm uçları üzerinde müdahale izleri görülmesi nedeniyle hakkında 04/02/2015 tarihli tutanağın düzenlendiğini, sonrasında davalının 01/12/2010-12/07/2014 tarihleri arasındaki dönem için 8.023,80TL kaçak ve 9.110,30 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 17.134,10 TL borç tahakkuk ettirdiğini; ancak, kaçak kullanmadığını ileri sürerek; yansıtılan borçtan sorumlu olmadığının tespitini talep etmiştir, yargılama esnasında ödeme yapmış olması sebebi ile davaya...
3. Hukuk Dairesi 2021/8463 E. , 2022/2744 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı şirketin mesken abonesi olduğunu ve sayacının R, S ve T fazlarına ait akım ve ölçüm uçları üzerinde müdahale izleri görülmesi nedeniyle hakkında 04/02/2015 tarihli tutanağın düzenlendiğini, sonrasında davalının 01/12/2010-12/07/2014 tarihleri arasındaki dönem için 8.023,80TL kaçak ve 9.110,30 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 17.134,10 TL borç tahakkuk ettirdiğini; ancak, kaçak kullanmadığını ileri sürerek; yansıtılan borçtan sorumlu olmadığının tespitini talep etmiştir, yargılama esnasında ödeme yapmış olması sebebi ile davaya istirdat istemli olarak devam edilmesini istemiştir. Davalı; laboratuvarda yapılan kontrolde sayacın gövde kapağı açılma ikaz anahtarı yapıştırılarak devre dışı bırakıldığı ve sayacın R, S ve T fazlarının akım ölçüm uçları üzerinde müdahale izleri görüldüğünden kaçak işlemi yapıldığını, yapılan tahakkukun da doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davanın açıldığı tüketici mahkemesince; davanın kabulü ile davacının davalıya 17.134,10 TL borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar, Dairece verilen 10/10/2018 tarihli ve 2016/21898 E.-2018/9887 K. sayılı kararı ile; abonelik türünün sözleşme ve faturalarda mesken olarak göründüğü, ancak kaçak tutanağında; dava konusu adresin "Apart- pansiyon" şeklinde belirtildiği, yine abone grubu ibaresinin karşısına da aynı ibare yazılarak parantez içinde ticari şeklinde kısaltma yapıldığı, dolayısıyla aboneliğin TKHK kapsamında kalıp kalmadığının anlaşılamadığı abonelik türünün tespiti için araştırma yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyan tüketici mahkemesince; tanık anlatımları, emniyet araştırması, dosyada mevcut poliçe ve kira sözleşmeleri birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın davacıya müstakil bina olarak kiraya verildiği, bu itibarla davacının tüketici sıfatı bulunmadığı davaya bakmakla; asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece; bilirkişi raporunda, muayenenin Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne gönderilmeden davalı bünyesinde yapıldığı, endeks döküm tablosu ve günlük ortalama tüketimine göre sayacın eksik kayıt yapmadığı, yönetmelik hükmü gereğince kaçak elektrik enerjisi tüketimi bulunmadığı, kaçak mühleti içinde olması gereken tüketim miktarı ile aynı dönem içinde fatura edilen tüketim miktarı mahsubunda olması gereken tüketimden daha fazla fatura edildiğinden kaçak tüketim bulunmadığı yönündeki görüşlerin desteklendiği, ek tüketim hesabına g...