Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/3490 · K. 2022/4407
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/3490 K. 2022/4407

E. 2022/3490K. 2022/440728 Mart 2022
eksik incelemeicra takibi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacı, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle kurum tarafından yapılan icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının annesinin 15.08.1999 tarihinde vefat ettiği, davalının 29.02.2000 tarihinde boşanması üzerine annesinden ölüm aylığı almaya hak kazandığı, davacının 1.10.2012 tekrar eski eşi ile evlendiği anlaşılmaktadır. Kontrol memuru tarafından tutulan raporda; "davacının boşanmış olduğu eşi ile aynı adreste birlikte yaşadığı, bu nedenle hak sahipliğinin 5510 sayılı Kanunun 5754 sayılı Kanunla yürürlüğe...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2022/3490 E. , 2022/4407 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle kurum tarafından yapılan icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının annesinin 15.08.1999 tarihinde vefat ettiği, davalının 29.02.2000 tarihinde boşanması üzerine annesinden ölüm aylığı almaya hak kazandığı, davacının 1.10.2012 tekrar eski eşi ile evlendiği anlaşılmaktadır. Kontrol memuru tarafından tutulan raporda; "davacının boşanmış olduğu eşi ile aynı adreste birlikte yaşadığı, bu nedenle hak sahipliğinin 5510 sayılı Kanunun 5754 sayılı Kanunla yürürlüğe giren 56. maddesi fıkrası kapsamında iptal edilmesi, 22.10.2008 tarihinden itibaren ödenen tutarlar içinde aynı Kanunun 96. maddesine istinaden işlem yapılması kanaatine varıldığının" belirtildiği, bu idari soruşturmada, mahallinde yapılan soruşturmada yapılan emniyet araştırmasına göre boşandıkları 29.02.2000 tarihinden yeniden evlendikleri 01.10.2012 tarihine kadar yaz aylarında ...'da kış aylarında ise ... 'da bilinmeyen bir adreste oturduklarının belirtildiği, jandarma araştırması, davacının, annesinin ölümden sonra hemen boşanması ve daha sonra tekrar evlenmesinin birlikte oturdukları gösterdiği gerekçelerine dayandığı görülmüştür. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; filli birlikteliğin tespiti yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli görülmemektedir. Davacının 22.10.2010 tarihinde evren mah. mert sok.no:.../... .../... adresini beyan ettiği, eski eş ...'nun 2007 yılındaki TÜİK adresinin ... mah. kemal cad.no:.../... ... olduğu anlaşılmakla ... ve ... adreslerinde ihtilaf konusu dönemde ikamet eden komşular ile bu dönemde görev yapan muhtar ve azalar tespit edilerek davacının dava konusu dönemde eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığı hususunda beyanları alınmalı, tanıklara ilişkin ikamet kayıtları ile ilgili bilgi ve belgeler celp edilerek tanıkların beyanları denetlenmeli, böylelikle boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de; takibe konu tutarın 01.10.2012-21.10.2012 ilişkin kısmından davacının yeniden evlenme nedeniyle sorumlu olmadığının da gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SO...

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/9305 · K. 2022/11117

22 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/5121 · K. 2022/7007

12 Mayıs 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/11114 · K. 2022/13758

7 Kasım 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/3557 · K. 2022/7089

12 Mayıs 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/13155 · K. 2022/10092

30 Haziran 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/9965 · K. 2022/11561

29 Eylül 2022