Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/4272 · K. 2022/5189
Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/4272 K. 2022/5189

E. 2020/4272K. 2022/518928 Mart 2022
kamu görevlisitrafik kazası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli, 2013/9-542 Esas ve 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nin 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Aksi halde kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2020/4272 E. , 2022/5189 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli, 2013/9-542 Esas ve 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nin 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Aksi halde kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenirse, kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden ve kişinin beyanını içeren belge, ispat aracı olarak kullanılamayacağından anılan maddedeki suç oluşmayacaktır. Bununla birlikte, suçun oluşması için sanığın beyanda bulunması yeterli olmayıp, sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan ..... plakalı araç ile ....'ın sevk ve idaresinde bulunan.... plakalı çekici ve...... plakalı yarı römorka arkadan çarpmak suretiyle maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği, bu kaza esnasında sanık ...'in yaralandığı, başka bir yaralanma olmadığı, ......'ın aracında ise hasar meydana geldiği, sanık ...'in olay yerini terk etmesinden sonra bu araçta yolcu olarak bulunan temyiz dışı ...'ın trafik ekiplerine aracı kendisinin kullandığı yönünde beyanda bulunduğu, ancak gerek temyiz dışı sanık ...'ın dış görünüşü, gerekse kazanın diğer tarafı olan ....ın araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığı, temyiz dışı sanık ...'ın aracın sürücüsü olmadığı yönündeki ifadesi karşısında, polis memurlarının temyiz dışı sanık ...'ın beyanına itibar etmediği ve bu yönde kaza tespit tutanağı tanzim ettikleri anlaşılmakla; kolluk birimlerinin alınan beyanların doğruluğunu araştırmakla görevli olması ve yapılan araştırma sonucunda...... plaka sayılı aracı sanık ...'in kullandığının tespit edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/6173 · K. 2022/5186

28 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/7202 · K. 2022/3429

2 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/5310 · K. 2022/6992

20 Nisan 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/6128 · K. 2022/5142

28 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/5009 · K. 2022/5187

28 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/4372 · K. 2022/5143

28 Mart 2022