Hüküm : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 29.03.2017 tarihli, 2017/859 Esas, 2017/1057 Karar sayılı "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Kapatılan 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/83 Esas 2012/312 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından 27.11.2006 10.03.2010 tarihleri arasında 1199 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.06.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan...
12. Ceza Dairesi 2021/2900 E. , 2022/2391 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 29.03.2017 tarihli, 2017/859 Esas, 2017/1057 Karar sayılı "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Kapatılan 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/83 Esas 2012/312 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından 27.11.2006 10.03.2010 tarihleri arasında 1199 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.06.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; Davacının 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 18.013,80 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda hükmedilen manevi tazminatın 30.000 TLye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde; Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan 19.035,32 TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde 18.013,80 TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması ve nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedenleri yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiği, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen husular dışında usul ve Kan...