E. 2022/1172 K. 2022/2890
Kısa Önizleme
ÖnizlemeTaraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalılar ile imzalanan muvafakat senedi başlıklı sözleşmeyle o dönemde paydaşı olduğu ve üzerinde 2 katlı evin bulunduğu 167 ada 8 parselde kayıtlı taşınmazın üzerinde 1 adet brüt 149,9 m2, 1 adet 118,5 m2 olmak üzere toplam 262,4 m2 alanlı konut yapılması yönünde anlaşmaya varıldığını, anlaşma hükümlerine göre taşınmazın 01.08.2007 tarihinde tapuda TOKİ adına tescil edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından bu yana uzun zaman geçtiği ve inşaatların tamamlandığı halde davalıların sözleşme koşullarını yerine getirmediklerini, enkaz...
Karar Metni
3. Hukuk Dairesi 2022/1172 E. , 2022/2890 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalılar ile imzalanan muvafakat senedi başlıklı sözleşmeyle o dönemde paydaşı olduğu ve üzerinde 2 katlı evin bulunduğu 167 ada 8 parselde kayıtlı taşınmazın üzerinde 1 adet brüt 149,9 m2, 1 adet 118,5 m2 olmak üzere toplam 262,4 m2 alanlı konut yapılması yönünde anlaşmaya varıldığını, anlaşma hükümlerine göre taşınmazın 01.08.2007 tarihinde tapuda TOKİ adına tescil edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından bu yana uzun zaman geçtiği ve inşaatların tamamlandığı halde davalıların sözleşme koşullarını yerine getirmediklerini, enkaz bedelinin dahi başvurudan sonra ödendiğini, yaptırılan tespit dosyasında taşınmazın kamulaştırılarak TOKİ adına tescil edildiğini, noterlikçe yapılan kurada adına çıkan iki daire almaya hak kazandığını, taahhüt edilen dairelerin aylık net kira gelirinin toplam 1.600,00TL olarak belirlendiğini, belediyece aylık 300,00 TL kira yardımı yapıldığını, bu bedelin mahsubu ile aylık kira kaybının 1.300,00TL olduğunu, taşınmazın teslim tarihinin en geç TKHK'nun 7. maddesi uyarınca 30 ay olduğunu, 1.8.2007 tarihinden 30 ay geçtikten sonra 1.4.2010 tarihinde konutların teslim edilmiş olması gerektiğini, ancak teslimin yapılmadığını, toplam 31.200,00 TL kira bedelinden mahrum kaldığını, davalılarca enkaz bedeli olarak ise 16.688,84 TL'nin 20.10.2011 tarihinde ödendiğini, taşınmazın Toki'ye teslim edildiği tarih ile enkaz bedelinin ödendiği tarih arasında işleyen gecikme faizinin 5.823,71 TL olduğunu, fazla ödenen miktarın mahsubu ile 4.251,57 TL gecikme faizi alacağının bulunduğunu ileri sürerek; 31.200,00 TL kira alacağının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, enkaz bedelinin geç ödenmesinden kaynaklı 4.251,57 TL faiz alacağının tahsiline, projenin tamamına göre davacının kendisine düşen bölümler dışındaki konut ve ticari alanlarda hak sahibi olduğunun ve oranının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/42624 E. 2018/6398 K. sayılı kararı ile hüküm bozulmuş olup; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, bu kez taraf vekillerince karar temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair, davalıların ise tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, eldeki dava ile toplu konut ve kentsel...