Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/416 · K. 2022/3051
Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/416 K. 2022/3051

E. 2022/416K. 2022/305130 Mart 2022
boşanmatazminatmaddi tazminatmanevi tazminatnafakamakul sürekarşılıklı boşanma
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki davaya yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat, maddi tazminatın ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin kendi boşanma davasının reddine yönelik, davalı-karşı davacı kadının ise kusur belirlemesine yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-karşı davalı erkeğin, kadının boşanma davasına yönelik temyizinin...

Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2022/416 E. , 2022/3051 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki davaya yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat, maddi tazminatın ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin kendi boşanma davasının reddine yönelik, davalı-karşı davacı kadının ise kusur belirlemesine yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-karşı davalı erkeğin, kadının boşanma davasına yönelik temyizinin incelenmesine gelince ; Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından kadının sebep göstermeksizin müşterek haneden ayrılması nedeniyle tam kusurlu olduğu gerekçesi ile kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davalı-karşı davacı kadın tarafından her iki dava yönünden istinaf talebinde bulunulması üzerine istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesi tarafından erkeğin manevî bağımsız hane temin etmeyerek kusurlu olduğu, kadının ise kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm taraflarca yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Toplanan delillerden tarafların erkeğin ailesinin evinin üst katında bağımsız bir konutlarının bulunduğu, evliliğin fiilen 3 ay kadar sürdüğü, evlilikte makul sürenin geçmediği, manevi bağımsızlığı sağlama konusunda erkeğin kayıtsız kaldığının ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Dinlenen davalı-karşı davacı kadın tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Manevi bağımsız konut temin etmediğine dair beyanlar ise duyuma dayalı olup, bu vakıa erkeğe kusur olarak yüklenemez. Dosya kapsamına göre davacı-karşı davalı erkeğe yüklenecek başka bir kusurlu davranış da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davalı-karşı davacı kadının davasının da reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının yukarıda (2.) bentte ...

Benzer Kararlar

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/1590 · K. 2022/3682

18 Nisan 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/7140 · K. 2022/8140

17 Ekim 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/211 · K. 2022/2475

16 Mart 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/4939 · K. 2022/7131

19 Eylül 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/5486 · K. 2022/6199

23 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/418 · K. 2022/2778

23 Mart 2022