5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II) Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: 1) TCK'nin 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması...
2. Ceza Dairesi 2022/1962 E. , 2022/6403 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iftira HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II) Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: 1) TCK'nin 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması; TCK'nin 267/1. maddesinde tanımlanan iftira suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir. Somut olayda; 05.02.2013 tarihli olay tutanağına göre, hırsızlık şüphesi üzerine yakalanan sanığın katılan ...e ait kimlik belgesini ibraz ettiği, ancak kolluk kuvvetlerinin, fotoğrafın sanığa benzememesi nedeniyle şahsın asıl kimlik bilgilerini vermediği hususunda şüphelenildiği, gerçek kimlik bilgilerinin ise tespit edilemediği, tutanağın altına ... adına imza açıldığı ancak sanığın imzadan imtina ettiği, sonrasında polis merkezinde asıl kimlik bilgilerini verdiği ve sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 268. maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması, Kabule göre de; 2) Sanık hakkında TCKnın 268. maddesi gereği belirlenen 1 yıl hapis cezası üzerinden aynı Yasanın 269. maddesi gereği 4/5 oranında indirim yapılırken cezanın 2 ay 12 gün yerine 2 ay 13 gün olarak yanlış hesaplanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.