Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalı borçlu ... hakkında Nazilli 2. İcra Müdürlüğünün 2012/1145 Sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibinin 15/03/2010 tarihinde borçlu davalı ...'a tebliğ edilerek kesinleştiğini, takibin kesinleşmesine müteakip borçlu-davalı hakkında haciz işlemi gerçekleştirildiğini ve borçluya ait haczi kabil malın bulunmadığını, ancak borçlu ...'a muris babası ...'dan kalan taşınmazlar konusunda yapılan araştırmalar neticesinde borçlu ...'ın babası ...'dan kendisine miras yolu ile intikal eden .... köyü, .... parsel, 274 parsel, .... parsel, 816 parsel, 828...
4. Hukuk Dairesi 2021/23693 E. , 2022/6769 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili; davalı borçlu ... hakkında Nazilli 2. İcra Müdürlüğünün 2012/1145 Sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibinin 15/03/2010 tarihinde borçlu davalı ...'a tebliğ edilerek kesinleştiğini, takibin kesinleşmesine müteakip borçlu-davalı hakkında haciz işlemi gerçekleştirildiğini ve borçluya ait haczi kabil malın bulunmadığını, ancak borçlu ...'a muris babası ...'dan kalan taşınmazlar konusunda yapılan araştırmalar neticesinde borçlu ...'ın babası ...'dan kendisine miras yolu ile intikal eden .... köyü, .... parsel, 274 parsel, .... parsel, 816 parsel, 828 parsel, 877 parsel sayılı taşınmazları ağabeyi olan davalı ...'a muvazaalı olarak 01/06/2010 tarihinde devrettiğini öğrendiklerini, söz konusu devirlerin mal kaçırma amacıyla yapıldığını belirterek bu tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. Davacı daha sonra 10/09/2013 havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde bildirdiği parsellere ek olarak Kıcık köyü 226, 273, 280, 806, 450, 1367 parsel sayılı taşınmazları da dava konusu yaptığını ve bu taşınmazlar bakımından da aynı taleplerde bulunduğunu belirtmiştir. Davalılar vekili; davanın 2 yıllık hak düşürücü sürenin sonunda açıldığını, müvekkilinin alacaklıyı zarara uğratma gibi bir kastının olmadığını, devirlerin sadece miras taksiminden kaynaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalılar arasında yapılan işlemin davalının iddia ettiği gibi gerçek bir taksim olarak nitelendirilemediği, aksine davacıdan mal kaçırma girişimi olarak değerlendirilebileceği kanaatine varılarak davacının ilk dava dilekçesinde belirttiği taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar ve parseller için usulünce açılmış bir dava bulunmadığı (yargılama sırasında da ıslah ile dahi taraflarda değişiklik yapılamayacağından) anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Hükmü temyiz eden davalı ...ın 17/11/2021 tarihli dilekçeyle temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldığından temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 3-Dava; İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Somut olayda; davacının...