Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2016 gün ve 2014/712 - 2016/1050 sayılı kararı onayan Daire'nin 11.11.2020 gün ve 2020/4807 - 2020/4950 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı Yapı Endüstri Limited Şirketi ile imzalanan 22.03.2007 tarihli 1.600,000 TL limitli genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olduğunu, ayrıca bono verildiğini ve ipotek tesis edildiğini, senet ve ipotek için ayrı ayrı takibe geçildiğini takibe konu senet altındaki imzaların müvekkili şirketin borçlandırıcı işlem...
11. Hukuk Dairesi 2021/2103 E. , 2022/2775 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2016 gün ve 2014/712 - 2016/1050 sayılı kararı onayan Daire'nin 11.11.2020 gün ve 2020/4807 - 2020/4950 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı Yapı Endüstri Limited Şirketi ile imzalanan 22.03.2007 tarihli 1.600,000 TL limitli genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olduğunu, ayrıca bono verildiğini ve ipotek tesis edildiğini, senet ve ipotek için ayrı ayrı takibe geçildiğini takibe konu senet altındaki imzaların müvekkili şirketin borçlandırıcı işlem yapmaya yetkili kişilerin imzaları olmadıkları gibi, müvekkili şirketin ana sözleşmesine göre, üçüncü şahıslar lehine borçlanmasının mümkün olmadığını, kredi teminatı olarak dava dışı asıl borçlu şirkete ait iki adet taşınmazın ve teminat dışı taşınmazlarının hesap kat tarihinden önce davalı bankaca düşük bedellerle satın alınarak müvekkili kefilin durumunun ağırlaştırıldığını ileri sürerek şimdilik kambiyo senedine dayalı takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ipotekli takiplerde yapılan tahsilatlardan şimdilik 100.000.- TLnin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında harcı 5.000,000 TL üzerinden tamamlamıştır. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Dava dışı Yapı... Ltd. Şti ile davalı banka arasında 22.03.2007 tarihinde 16.000.000.-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, davacı şirket bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış, bunun yanında kredinin teminatı olmak üzere davacıya ait iki taşınmaz üzerine davalı banka lehine 16.000.000.-TL tutarlı ipotek tesis edilmiş ve keşidecisi borçlu şirket, lehtarı davalı banka olan 16.000.000.-TL tutarlı bonoya da davacı tarafından aval verilmiştir. Ayrıca kredinin teminatı olarak, asıl borçlu şirkete ait 2 adet taşınmaz üzerine de davalı banka lehine ipotek tesis edilmiştir. Davalı bankanın kredi hesaplarının kat edildiği 14.05.2008 tarihinden önce (21.03.2008 tarihinde) asıl borçlu şirkete ait ipotekli taşınmazları asıl borçlu ile anlaşarak ipotek bedeli olarak gösterilen değerlerin çok altında bir bedel olan 5.848.000.-TL karşılığı satın aldığı sabit olup, davacı vekili, davalı bankaca yapılan bu işlemin kefil ve ipotek veren sıfatıyla müvekkilinin durumunu ağırlaştırdığını iddi...