Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada koopetatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı yükleniciye davalı kooperatife yaptığı sıhhi tesisat işi karşılığında verilen daireyi satın aldığını, davalı kooperatifin karar defterine bu hususun kaydedildiğini, devralınan daireye ilişkin kooperatife bir borç olmadığı hususunda anlaşma sağlandığını ancak davalı kooperatif tarafından davacıya daireye ilişkin aidat borçlarının ödenmediği bildirilerek kooperatif yönetim kurulunun 21.11.2013 tarih ve 82 sayılı kararı ile üyelikten ihraç edildiğini, ihraç kararının yasaya ve ana sözleşmeye aykırı...
6. Hukuk Dairesi 2021/2350 E. , 2022/1850 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada koopetatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı yükleniciye davalı kooperatife yaptığı sıhhi tesisat işi karşılığında verilen daireyi satın aldığını, davalı kooperatifin karar defterine bu hususun kaydedildiğini, devralınan daireye ilişkin kooperatife bir borç olmadığı hususunda anlaşma sağlandığını ancak davalı kooperatif tarafından davacıya daireye ilişkin aidat borçlarının ödenmediği bildirilerek kooperatif yönetim kurulunun 21.11.2013 tarih ve 82 sayılı kararı ile üyelikten ihraç edildiğini, ihraç kararının yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptaline, davacının davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla üyelikten kaynaklı ödenen 17.000,00 TLnin 29.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 13.10.2017 tarihli yönetim kurulu kararıyla aidat borçlarını ödemediği gerekçesiyle ihraç edildiğini, ihraç kararının ve aidat talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ihraç kararının iptaline, davacının davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla üyelikten kaynaklı ödenen 17.000,00 TLnin 29.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dayandığı devir sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu, zira kooperatif yönetim kurulunun kooperatifin bir malını satma yetkisi olmadığını, bu yetkinin genel kurula ait olduğunu, davacının kooperatife iş yapmış ise buna ilişkin fatura düzenlemesi gerektiğini, ancak böyle bir faturanın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, kooperatif yönetim kurulunun üyelikten ihraç kararının iptaline, davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 11.09.2015 tarihli 2015/6106 Esas, 2015/5800 Karar sayılı ilamı ile; menfi tespit istemine ilişkin nisbi harcın tamamlanması halinde davacının peşin bedelli ortak olduğu kabul edilerek ihtarname ile istenen aidat miktarları kapsamında ne kadarlık kısmının davacının sorumlu olduğu genel yönetim ve alt yapı gideri olduğu hususunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan ya...