Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/1258 · K. 2022/3089
Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/1258 K. 2022/3089

E. 2022/1258K. 2022/30894 Nisan 2022
icra takibialacağın tahsilikira bedelikefalet sözleşmesikira alacağıkira sözleşmesitereke
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; iş yerini 01/01/2007 tarihli sözleşme ile dava dışı şirkete beş yıl süreyle kiraya verdiğini, davalı şirketin de kefil olduğunu, kiracı şirket ve davalı kefil aleyhine ödenmeyen 2008 yılı Haziran, Temmuz, Kasım ve Aralık ayları ile 2009 yılı Ocak ve Şubat ayları kira bedeli olmak üzere toplam 30.000TL kira alacağının tahsili için takip başlattığını, kiracı ve davalı kefil aleyhine başlattığı icra takiplerinin davalının kefaleti adi kefalet olduğundan yalnız kiracı yönünden devam edebildiğini, ancak kiracı şirketin haczedilebilir malvarlığı...

Karar Metni

3. Hukuk Dairesi 2022/1258 E. , 2022/3089 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVACILAR : ...

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; iş yerini 01/01/2007 tarihli sözleşme ile dava dışı şirkete beş yıl süreyle kiraya verdiğini, davalı şirketin de kefil olduğunu, kiracı şirket ve davalı kefil aleyhine ödenmeyen 2008 yılı Haziran, Temmuz, Kasım ve Aralık ayları ile 2009 yılı Ocak ve Şubat ayları kira bedeli olmak üzere toplam 30.000TL kira alacağının tahsili için takip başlattığını, kiracı ve davalı kefil aleyhine başlattığı icra takiplerinin davalının kefaleti adi kefalet olduğundan yalnız kiracı yönünden devam edebildiğini, ancak kiracı şirketin haczedilebilir malvarlığı bulunmadığından alacağını tahsil edemediğini, asıl borçlu kiracı şirket aleyhine açılan takiplerin semeresiz kaldığını, kiracı şirketin nakit varlığı ve taşınmazı da bulunmadığını, asıl borçludan alacağın tahsili mümkün olmadığından davalının kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olduğunu iddia ederek; 30.000TL ile icra dosyalarındaki faiz masraf, vekalet ücreti ve mahkemelerce takdir edilen icra inkar tazminatlarının, davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; mahkemenin görevli olmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, daha önce açılan davaların henüz kesinleşmediğini, asıl borçlunun ödemeden acz halinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, asıl borçlu aleyhine yapılan takiplerin semeresiz kaldığı, borcun asıl borçludan tahsil edilebilir durumda olmadığı, bu durumda dava tarihi itibariyle adi kefil durumundaki davalıdan asıl borçludan tahsil edilemeyen kira bedelinin talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 30.000 TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 08/11/2016 tarihli ve 2016/6536 E 2016/6541 K sayılı kararıyla; davalının temyiz itirazları reddedildikten sonra, davacının alacağın ferilerine yönelik talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı lehine bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; feri alacaklar adı altında icra takip ve dava dosyalarından kaynaklanan masrafların davacı tarafından talep edildiği, talep edilen bu alacağın ilgili takip dosyalarında ve itiraz nedeniyle açılan davalar doğrultusunda mahkeme kararları ile hüküm altına alındığı ve bu sebeple yeniden dava yolu ile talep edilebilmesinin mümkün olmadığı, buna göre feri alacak adı altında bu alacakların yeniden hükme bağlanmasının mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 30.000TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen hüküm, t...

Atıf Yapılan Mevzuat

KesinKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 3

davalarında görev

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 490

II. Yayımlatanın tasarruf hakkı

Benzer Kararlar

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2361 · K. 2022/5653

9 Haziran 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/1263 · K. 2022/3600

14 Nisan 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/3578 · K. 2022/5130

26 Mayıs 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2259 · K. 2022/3609

14 Nisan 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/4375 · K. 2022/5727

13 Haziran 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/3552 · K. 2022/5960

20 Haziran 2022