Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/8847 · K. 2022/4329
Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8847 K. 2022/4329

E. 2019/8847K. 2022/43295 Nisan 2022
tedbir kararıiptal kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"Mahkeme : ADANA 14. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A- 11.06.2014 tarihli olay tutanağında hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan sanığın atılı suçu kabul etmemesi karşısında vicdani kanı oluşturacak sayıda tutanak tanıklarının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurularak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, B-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkı bulunduğundan, erteleme kararında, itiraz mercii ve süresiyle birlikte şüphelinin itiraz hakkının gösterilmesi...

Karar Metni

10. Ceza Dairesi 2019/8847 E. , 2022/4329 K.

"İçtihat Metni"Mahkeme : ADANA 14. Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A- 11.06.2014 tarihli olay tutanağında hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan sanığın atılı suçu kabul etmemesi karşısında vicdani kanı oluşturacak sayıda tutanak tanıklarının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurularak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, B-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkı bulunduğundan, erteleme kararında, itiraz mercii ve süresiyle birlikte şüphelinin itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmiş ise de süresi ve mercii belirtilmediği anlaşılmakla ne soruşturma ne denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanığa bu hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı görüldüğünden, bu kararın şüpheli tarafından öğrenilmiş olmasına rağmen, kesinleştiğinden söz edilemez. Bu durumda, usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCKnın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla bu usulsüzlükleri ortadan kaldırmak için, şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğinden, durma kararı verilmesi yerine, mahkûmiyet kararı verilmesi, C- Kabule göre; 1-Denetimli serbestlik tedbiri kararının infazına başlanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısını alan sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat ettiği, 16/02/2015 tarihli hastane raporunda doktor kontrollerine uygun davranmaması nedeniyle uyarılmasının ardından müracaat ederek tedaviye devam ettiği, 21/07/2015 tarihli görüşmeye katılmayan sanığa ikinci bir uyarı yapılmaksızın dosyanın kapatıldığı anlaşılmakla, olayda ısrar şartı gerçekleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar vermek gerektiği gözetilmeyerek mahkûmiyet kararı verilmesi, 2- Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup ...

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8097 · K. 2022/4320

5 Nisan 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8149 · K. 2022/3921

29 Mart 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8599 · K. 2022/3129

14 Mart 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8602 · K. 2022/2638

7 Mart 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8949 · K. 2022/7214

2 Haziran 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8431 · K. 2022/3809

28 Mart 2022