Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8413 K. 2022/4309

E. 2019/8413K. 2022/43095 Nisan 2022
iptal kararıtedbir kararıuzlaşmayasal süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"Mahkeme : İZMİR 35. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Hükmün açıklanmasına neden olan hakaret ve sair tehdit suçlarının önceden uzlaşma kapsamında olması ve uzlaşma sağlanamadığı için dava açılıp mahkûmiyet hükmü kurulması, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile, CMKnın 253/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile ibaresinin madde metninden çıkarılması dolayısıyla aynı hükümdeki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması, ancak mala zarar verme suçundan uzlaşma sağlanması aynı ilam ile verilen hakaret ve sair tehdit suçlarından mahkûmiyet kararları bulunması nedeni ile sonuca...

Karar Metni

10. Ceza Dairesi 2019/8413 E. , 2022/4309 K.

"İçtihat Metni"Mahkeme : İZMİR 35. Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Hükmün açıklanmasına neden olan hakaret ve sair tehdit suçlarının önceden uzlaşma kapsamında olması ve uzlaşma sağlanamadığı için dava açılıp mahkûmiyet hükmü kurulması, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile, CMKnın 253/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile ibaresinin madde metninden çıkarılması dolayısıyla aynı hükümdeki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması, ancak mala zarar verme suçundan uzlaşma sağlanması aynı ilam ile verilen hakaret ve sair tehdit suçlarından mahkûmiyet kararları bulunması nedeni ile sonuca etkili olmayacağından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCKnın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ...