Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, 2-Hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden...
10. Ceza Dairesi 2021/6418 E. , 2022/4260 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, 2-Hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUKun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan; 1- Hüküm fıkrasının 192/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin (2) numaralı paragrafının hükümden çıkarılarak hükmün 3. paragrafında yer alan 7 yıl 6 ay hapis ve 600 gün adli para cezası ibaresinin yerine 10 yıl hapis 750 gün adli para cezası ", 4. paragrafında yer alan 7 yıl 6 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ibaresinin yerine de 10 yıl hapis ve 15.000 TL adli para cezası yazılmasına, ancak sanık hakkında aleyhte olan temyiz olmaması sebebiyle CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına ve netice cezanın " 7 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası" olarak belirlenmesine, 2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına ibaresinin eklenmesi, suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/04/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.