Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10.10.2017 tarih ve 2017/506 E. - 2017/849 K. sayılı karar davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiş, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen temyiz başvurusunun reddine dair 28.02.2020 tarihli ek kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı şirket yetkilisi ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin...
11. Hukuk Dairesi 2020/5731 E. , 2022/2903 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10.10.2017 tarih ve 2017/506 E. - 2017/849 K. sayılı karar davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiş, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen temyiz başvurusunun reddine dair 28.02.2020 tarihli ek kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı şirket yetkilisi ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinden satın alınan iş makineleri karşılığı bir kısım çeklerin müvekkiline verildiğini, sözleşmede fatura tarihi ile fiili ödeme tarihleri arasındaki kur farkı için ayrıca fatura kesileceğinin kararlaştırıldığını, davalının teşvik ve vergi sorunları nedeniyle satış faturalarının kardeş firması olan dava dışı şirkete kesilmesini istediğini, müvekkilinin davalıya yardımcı olmak için bu talebi kabul ettiğini, satış sözleşmesindeki taahhüdü gereği davalının bu kur farkı faturasını ödeme yükümü bulunduğunu, ödenmeyince tahsil için başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, davalının, davacı şirketten hiçbir mal almadığını, davacının elinde davalıya mal sattığına dair belge bulunmadığını, böylece davalının kur farkı faturasının da muhatabı olamayacağını savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, verilen kararın temyizi üzerine davalı itirazlarının reddedilip davacı lehine hükmolunan icra inkar tazminatı yönünden hükmün bozulduğu, Yasa değişikliği hükmünde yer alan yeni tazminat oranıyla ilgili olarak hangi Kanun hükmünün uygulanması gerektiği hususunun takip tarihi esas alınarak belirleneceği, somut olayda davanın temelini oluşturan icra takibinin anılan yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce başlatıldığı, maddi hukuka ilişkin İİK'nun 67/2. maddesindeki değişiklikten önceki oran olan %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşul ve kayıtlarla devamına, alacağın %40 üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı şirket temsilcisince temyiz edilmiştir. Mahkemece, 28.02.2020 tarihli ek kararla, süresi...