Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/2328 · K. 2022/1933
Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2328 K. 2022/1933

E. 2021/2328K. 2022/19336 Nisan 2022
kooperatif üyeliğiaidat borcutespit davası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacının 1986 yılı Mart ayında davalı kooperatifin 104 numaralı sırasına üye olarak kaydedildiğini, 07/05/1986 ile 17/02/1987 tarihleri arasında kooperatif aidatlarını ödediğini, kooperatifin adres değişikliği yapması nedeniyle müvekkilinin kooperatife ulaşamadığını, müvekkilinin kooperatiften ayrılma yönünde bir iradesi olmadığını, kooperatif genel kurulu tarafından da kooperatif ile ilişkini kesilmesi yönünde bir karar çıkmadığını belirterek müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının 21/04/1988 tarihinde kooperatif...

Karar Metni

6. Hukuk Dairesi 2021/2328 E. , 2022/1933 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R - Davacı vekili, davacının 1986 yılı Mart ayında davalı kooperatifin 104 numaralı sırasına üye olarak kaydedildiğini, 07/05/1986 ile 17/02/1987 tarihleri arasında kooperatif aidatlarını ödediğini, kooperatifin adres değişikliği yapması nedeniyle müvekkilinin kooperatife ulaşamadığını, müvekkilinin kooperatiften ayrılma yönünde bir iradesi olmadığını, kooperatif genel kurulu tarafından da kooperatif ile ilişkini kesilmesi yönünde bir karar çıkmadığını belirterek müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının 21/04/1988 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, 23/04/1988 tarihli yönetim kurulu kararı ile istifasının kabul edildiğini, 11/07/2013 tarihli üyeliği kabul dilekçesini müvekkili kooperatif tarafından verilmediğini, davacının istifasından sonra kendisine herhangi bir tebligat olmadığını, davacının da kooperatife bu tarihten sonra ödediği aidat vs. olmadığını, davalı kooperatife ait arsanın zaman içinde kıymetlenmesi nedeniyle bu tarz haksız taleplerin sık sık gündeme geldiğini, davacının en son 2008 yılında bir dilekçe ile kooperatifle alakalı bazı belgeleri talep ettiğini, kendisinin üye olmadığı hatırlatılarak herhangi bir bilgi verilmediğini, davanın haksız açıldığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir. Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, genel kurullara katılmaması çok uzun süre kooperatifle hiçbir ilişki kurmaması üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece davacının istifası ile ilgili herne kadar yasal işlemler tamamlanıp, sonuçlandırılmamış ise de, davacının 1988 yılından 2013 yılına kadar 25 yıl süreyle davalı kooperatif ile ilişki kurmaması genel kurullara katılmaması ve aidat ödememesi nedeniyle üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği ve ortaklıktan çıkma iradesini bu şekilde ortaya koyduğunun kabulüyle davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan ...

Benzer Kararlar

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2478 · K. 2022/2104

13 Nisan 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2165 · K. 2022/1856

4 Nisan 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2054 · K. 2022/1415

16 Mart 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2432 · K. 2022/2539

9 Mayıs 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2216 · K. 2022/3150

8 Haziran 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/1968 · K. 2022/2469

27 Nisan 2022