Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2015/20365 · K. 2015/21922
YargıtayYargıtay 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2015/20365 K. 2015/21922

E. 2015/20365K. 2015/2192214 Aralık 2015
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Mahkemesi : İstanbul 2. İş Mahkemesi Tarihi : 24.06.2015 No : 2010/1088-2015/766 Dava, Kurumca iptal edilen 10.04.2008-03.05.2008 tarihleri arasındaki hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum İşleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 08.09.1995 doğumlu davacının, 1064227 nolu, muhasebecilik faaliyeti olan dava dışı işverene ait işyerinden 16.04.2008-02.05.2008 tarihleri arasında hizmetlerinin bildirildiği, 31.05.2010 tarihli Kurum Raporu sonrası, çalışmaların fiili olmadığı gerekçesiyle hizmetlerin iptal edildiği, iptal...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2015/20365 E. , 2015/21922 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : İstanbul 2. İş Mahkemesi Tarihi : 24.06.2015 No : 2010/1088-2015/766 Dava, Kurumca iptal edilen 10.04.2008-03.05.2008 tarihleri arasındaki hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum İşleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 08.09.1995 doğumlu davacının, 1064227 nolu, muhasebecilik faaliyeti olan dava dışı işverene ait işyerinden 16.04.2008-02.05.2008 tarihleri arasında hizmetlerinin bildirildiği, 31.05.2010 tarihli Kurum Raporu sonrası, çalışmaların fiili olmadığı gerekçesiyle hizmetlerin iptal edildiği, iptal gerekçesinde, davacının babasının, Sosyal Güvenlik İl Müdür Yardımcılığı yaptığı hususununda gösterildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yazılı şekilde kabul kararı verilmiştir. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 2nci maddesinde genel bir tanım yapılarak, bir hizmet akdine (iş sözleşmesine) dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacağı belirtildikten sonra, 3üncü maddesinde bu Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayacak kimseler ile bazı sigorta kollarının uygulanmayacağı kimseler açıklanmış, 4üncü maddesinde, bu Kanunun uygulanmasında 2nci maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler işveren olarak tarif edilmiş, 6. maddede de, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanun kapsamında sigortalı sayılmanın koşulları; iş sözleşmesine göre çalışma, sözleşmede öngörülen edimin (hizmetin) işverene ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde görülmesi, 3üncü maddede belirtilen sigortalı sayılmayan kişilerden olunmamasıdır. Bununla birlikte iş sözleşmesi, pozitif hukukumuzda Borçlar Kanununun 313 354. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, sözleşme; işçinin belirli veya belirsiz bir zaman süresince hizmet görmeyi, iş sahibinin de kendisine ücret ödemeyi taahhüt ettiği bir akit olarak tanımlanmış, aksine hüküm bulunmadıkça, sözleşmenin özel şekle tabi olmadığı belirtilmiş, ücretin, zaman itibarıyla olmayıp yapılan işe göre verilmesi durumunda da işçinin belirli veya belirsiz bir zaman için alınmış veya çalışmış olduğu sürece akdin parça üzerine hizmet veya götürü hizmet adı altında varlığını koruduğu açıklanmıştır. Belirtilmelidir ki, ücret unsuruna her ne kadar tanımda ve iş sahibinin borçları belirtilirken yer verilmiş ise de, 506 sayılı Kanunun sistematiği ve diğer maddelerinin düzenleniş şekline göre, anılan unsurun sigortalı niteliğini kazanabilmek için zorunlu olmadığının kabulü gerekir. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, iş sözleşmesinin ayırt edici ve be...