Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2015/19533 · K. 2015/19613
YargıtayYargıtay 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2015/19533 K. 2015/19613

E. 2015/19533K. 2015/1961316 Kasım 2015
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Mahkemesi : İş Mahkemesi Tarihi : 25.06.2015 Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalının kocasından 02.05.2007 tarihinde boşanması üzerine, 03.12.1999 tarihinde ölen annesinin Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında iştirakçi olması nedeniyle, davalıya 01.06.2007 tarihi itibariyle yetim aylığı bağlanmıştır. Davalının yetim aylığı bağlandıktan sonra eşiyle birlikte sürekli yaşadığı Kurumca tespit edildiğinden,...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2015/19533 E. , 2015/19613 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : İş Mahkemesi Tarihi : 25.06.2015 Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalının kocasından 02.05.2007 tarihinde boşanması üzerine, 03.12.1999 tarihinde ölen annesinin Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında iştirakçi olması nedeniyle, davalıya 01.06.2007 tarihi itibariyle yetim aylığı bağlanmıştır. Davalının yetim aylığı bağlandıktan sonra eşiyle birlikte sürekli yaşadığı Kurumca tespit edildiğinden, yetim aylığı 2011 yılında 01.10.2008 tarihi itibariyle kesilmiş, yersiz ödenen 01.11.2008-31.08.2011 arası aylıklar ile bu dönem arasında yapılan tedavi giderlerinin toplamı borç tahakkuk işlemi sonucu, davalıdan talep edilmiştir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 19.12.2013 günlü .../... E. ve .../...K. sayılı ilamı ile davacı ile eski eşi hakkında ayrıntılı şekilde araştırma yapılması hususunda bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Eldeki davada, mahkemece davacı kurumun iddia ettiği dönemler bakımından ilk bozmamızda açıklanan hususların tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilemez. Mahkemece bozma kapsamında davacı kurumca yapılan 04.06.2011 tarihli adres sorgulaması içeriği, su aboneliğinin halen eski eşin adına olması ve Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğunca yapılan inceleme-soruşturmada düzenlenen tutanaklardaki beyanları Kurum işlemine dayanak kılınan davalının oturduğu apartman komşuları ve komşu işyeri sahipleri olan ve davalı tanıklarına kıyasla objektif olan İ.Ö., S.T.un beyanlarında ilk ifadelerinden farklı bir beyanda bulunmadıkları veya başka bir deyişle davacı ... iddiasını desteklemelerine rağmen, davalının akrabalarının beyanlarının dikkate alınması suretiyle davacı kurum iddiasının somut delillerle desteklenmediği gerekçes...