"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bayilik ilişkisi olduğunu, diğer davalının ise, müvekkilinin bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tazminine güvence olarak taşınmazını 50.000,00 TL üzerinden ipotek ettiğini, davalı şirketin sözleşmenin ekinde imzaladığı satış taahhütnamesi gereği sözleşme süresi boyunca aylık 15 ton, 5 yıl içinde de 900 ton LPGyi müvekkilinden almayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin 01.08.2012 tarihinde sona erdiğini, davalının sözleşme süresince müvekkilinden 291 ton LPG aldığını, buna göre davalının 609 ton...
19. Hukuk Dairesi 2015/18494 E. , 2016/3582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bayilik ilişkisi olduğunu, diğer davalının ise, müvekkilinin bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tazminine güvence olarak taşınmazını 50.000,00 TL üzerinden ipotek ettiğini, davalı şirketin sözleşmenin ekinde imzaladığı satış taahhütnamesi gereği sözleşme süresi boyunca aylık 15 ton, 5 yıl içinde de 900 ton LPGyi müvekkilinden almayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin 01.08.2012 tarihinde sona erdiğini, davalının sözleşme süresince müvekkilinden 291 ton LPG aldığını, buna göre davalının 609 ton eksik LPG alımı bulunduğunu, sözleşme ve satış taahhütnamesine aykırı davranarak tonaj taahhüdünü yerine getirmeyen davalının taahhütnamenin ikinci maddesi gereğince müvekkiline verdiği 50.000,00 TL teminatın 5 katı olan 250.000,00 TL tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, bu hususta çekilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, müvekkilinin 250.000,00 TL tazminat alacağından şimdilik 25.000,00 TLnin davalılardan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşme süresinin bitimi ile beraber davacı şirketin yeniden 5 yıllık sözleşme imzalanması hususunda müvekkili şirkete baskı uyguladığını, imzalanmaması halinde cezai şart talep edileceğini beyan ettiğini, 5 yıl boyunca taahhüt edilen miktarın altında teslimat yapıldığını, buna rağmen davacı şirketin 5 yıl boyunca hiçbir talepte bulunmayarak müvekkillerinde cezai şart hükmünün uygulanmayacağına dair haklı güven oluşturduğunu savunarak, davanın reddini, aksi halde cezai şartın tenkisini istemiştir. Davanın reddine ilişkin 25.04.2014 tarihli mahkeme kararının davacı vekilince temyiz edilmesi sonucu, Dairemiz 29.01.2015 tarih, 2014/14528 esas ve 2015/1283 karar sayılı ilamı ile ''...davacıya davasını tam dava olarak sürdürmesi ve toplam alacak üzerinden eksik peşin harcı tamamlaması konusunda belirtilen yasa hükmü uyarınca kesin süre verilip, sonuca göre bir karar tesisi gerekirken belirtilen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...'' şeklinde denilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının sözleşme süresince belirlenen miktardan az ürün almasına rağmen davalıya ürün sağlamaya devam ettiği ve ürün bedellerini de ihtirazi kayıtsız kabul etmesi karşısında sözleşmenin cezai şart ve tonaj taahhüdü maddesinin fiilen ortadan kalktığı, asgari alım taahhüdünün uygulanmayacağı ve bu konuda cezai şart istenmeyeceği hususunda sözleşme süresince süren bir uygulamanın oluştuğu, dola...