MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacının davalıdan kesinleşmiş mahkeme ilamına dayalı alacağını tahsil amacıyla başlattığı icra takibinde davalının takip talebine konu edilen borcunu ödemediğini ileri sürerek, davalı şirketin İİK 177. maddesi uyarınca doğrudan iflasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, talebin kabulü ile davalı şirketin iflasının açılmasına dair verilen karara karşı, davalı vekilinin istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi tarafından, kararın usul ve yasaya...
6. Hukuk Dairesi 2021/2589 E. , 2022/2056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davacının davalıdan kesinleşmiş mahkeme ilamına dayalı alacağını tahsil amacıyla başlattığı icra takibinde davalının takip talebine konu edilen borcunu ödemediğini ileri sürerek, davalı şirketin İİK 177. maddesi uyarınca doğrudan iflasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, talebin kabulü ile davalı şirketin iflasının açılmasına dair verilen karara karşı, davalı vekilinin istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddedilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, İİK'nın 177/4. maddesine dayalı doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmüne; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinde ise; " Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, İİK'nın 177. maddesinde mevcut düzenlemeye uygun şekilde davalı şirket yetkilisinin beyanlarının tespiti amacıyla mahkemece gönderilen duruşma daveti yetkiliye, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de, tebligat mazbaatasında, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi ile yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca, beyanları tespit edilen daire 3'teki komşunun ad-soyad bilgileri yazılmadığı gibi gibi, imzasının da bulunmadığı ve imzadan imtina ettiğine dair ...