1- İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 02/02/2016 yerine 01/02/2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCKnın 53. maddesi uygulanmamış ise de; 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı...
2. Ceza Dairesi 2020/27172 E. , 2022/7595 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 02/02/2016 yerine 01/02/2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCKnın 53. maddesi uygulanmamış ise de; 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; a) Dosya içerisindeki 02/02/2016 tarihli yakalama, muhafaza altına alma ve Cumhuriyet savcısı ile görüşme tutanağına göre; 02/02/2016 tarihinde saat 02.10 sıralarında başka bir yerden hırsızlık gerçekleştiren bir şahıs olduğu yönündeki ihbar üzerine sanığın kolluk görevlilerince bu ihbara konu olan yerden de başka bir yerde yakalandığı, üst aramasında suça konu cep telefonu ve paralardan başka, diğer hırsızlık olayları ile ilgili de paralar ve cep telefonu çıktığı, ancak sanığın temyiz incelemesine konu olayda, müşteki henüz hırsızlık müracaatında bulunmamışken müştekiye ait iş yerine girdiğini söyleyerek suça konu cep telefonu ve paraları adresini de bildirdiği bu iş yerinden çaldığını belirttiği ve bu suretle suça konu cep telefonu ve paraların müştekiye iadesini sağladığının kabulünün gerektiği anlaşılmakla; sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCKnın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b) Müştekiye ait iş yerinden, 40,05 TL bozuk para ile birlikte dosya içerisindeki 02/02/2016 tarihli değer tespit tutanağına göre, değeri 50,00 TL olan cep telefonunu çalan suça sürüklenen çocuk hakkında, çalınanların toplam değeri nazara alınarak 5237 sayılı TCKnın 145. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.