"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, usulsüz ödendiği iddia edilen yol ücretinin istirdadı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararının Dairemizin 8.4.2019 tarih ve 2016/11290 2019/3193 E,K sayılı ilamıyla Öncelikle davacı ve/veya eşi hakkında ceza yargılaması bulunup bulunmadığı, var ise hangi aşamada olduğu araştırılmalı, davacı kurumun, ikametgahın uzak gösterilmesi ve taksi kullanılmadığı yönündeki iddialarına yönelik ayrıntılı...
10. Hukuk Dairesi 2022/3157 E. , 2022/5775 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, usulsüz ödendiği iddia edilen yol ücretinin istirdadı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararının Dairemizin 8.4.2019 tarih ve 2016/11290 2019/3193 E,K sayılı ilamıyla Öncelikle davacı ve/veya eşi hakkında ceza yargılaması bulunup bulunmadığı, var ise hangi aşamada olduğu araştırılmalı, davacı kurumun, ikametgahın uzak gösterilmesi ve taksi kullanılmadığı yönündeki iddialarına yönelik ayrıntılı inceleme yapılarak, ibraz edilen taksi faturalarındaki adreslerle gerçekte oturulan adresin aynı adres olup olmadığı ile davalının eşinin diyaliz merkezine gidiş gelişlerde fiilen hangi araçları kullandığı araştırılmalıdır. Ayrıca kullanıldığı iddia edilen taksilerin şoförlerinin tanık sıfatıyla ifadeleri alınmalı,iddia edilen hususların gerçekliği her türlü kuşkudan uzak bir biçimde açıklığa kavuşturulduktan sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. gerekçesiyle bozulması üzerine yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş ise de bozma kararının gereği tam yerine getirilmeden karar verilmiştir. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 32. maddesinde, sigortalıya, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortası kapsamı dışında kalan hastalıklara da, aşağıda yazılı yardımların sağlanacağı belirtilerek bunlar arasında, gerekli durumlarda muayene ve tedavi için yurt içinde başka bir yere gönderilmesine yer verilmiş, 33. maddesinde, hastalık durumunda sigortalıya yapılacak sağlık yardımlarının kapsamı açıklanmış, 35. maddesinde, sigortalının eşi ve geçindirmekle yükümlü olduğu çocuklarının, hastalıkları durumunda, bu Kanun'un 33. maddesinde belirtilen sağlık yardımlarından yararlanacakları bildirilmiştir. Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 65. maddesi, Hekimin veya diş hekiminin muayene veya tedavi sonrası tıbben göreceği lüzum üzerine genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetinden yararlanmaları için muayene ve tedavi edildikleri yerleşim yeri dışına yapılan sevkinde, ayakta tedavilerde kendisinin ve bir kişi ile sınırlı olmak üzere refakatçisinin gidiş ve dönüş yol gideri ve gündelikleri; yatarak tedavilerde ise gidiş ve dönüş tarihleri için gündelikleri ile yol gideri Kurumca karşılanır. Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yatarak tedavileri sırasında, hekimin veya diş hekiminin tıbben göreceği lüzum üzerine yanında kalan refakatçinin yatak ve yemek giderleri bir kişi ile sınırlı olmak üz...