Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.01.2022 tarih ve 2021/14862 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.01.2022 tarih ve KYB-2022/7574 sayılı ihbarname ile; Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık ...'ın hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/03/2020 tarihli ve 2020/11932 soruşturma, 2020/9091 esas, 2020/762 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin, kabulüne ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250/1-4. maddeleri gereğince 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2020 tarihli ve 2020/480 esas, 2020/517 sayılı kararının "Benzer bir olayda Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01/03/2021 tarihli ve 2020/8442 esas, 2021/3068 karar sayılı ilamında,...
11. Ceza Dairesi 2022/2038 E. , 2022/6654 K.
"İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.01.2022 tarih ve 2021/14862 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.01.2022 tarih ve KYB-2022/7574 sayılı ihbarname ile; Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık ...'ın hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/03/2020 tarihli ve 2020/11932 soruşturma, 2020/9091 esas, 2020/762 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin, kabulüne ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250/1-4. maddeleri gereğince 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2020 tarihli ve 2020/480 esas, 2020/517 sayılı kararının "Benzer bir olayda Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01/03/2021 tarihli ve 2020/8442 esas, 2021/3068 karar sayılı ilamında, kardeşi .......'a ait kimliği ibraz ettiği, sanığın başkasına ait kimliği kullandığından şüphelenilmesi üzerine yapılan parmak izi incelemesi sonucunda gerçek kimliğinin ortaya çıkarıldığı anlaşılan somut olayda; sanığın başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun unsurlarının oluşmadığı gibi kolluk görevlilerine ibraz edilen kimliğe göre de herhangi resmi belgenin düzenlenmemesi nedeniyle TCK'nın 206/1. maddesinde tanımlanan "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan'' suçunun da oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesinde düzenlenen "Kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturacağı,BOZULMASINA şeklinde belirtildiği üzere; Somut olayda, sanığın kolluk görevlilerini görmesi ile taşıdığı uyuşturucu maddeyi yere attığının fark edilmesi üzerine kimliğinin kolluk görevlilerince sorulduğu, sanığın kardeşine ait ...'a ait kimliği kolluk görevlilerine verdiği, ancak yapılan parmak izi sorgulamasında sanığın gerçek kimliğinin ... olduğunun anlaşıldığı ve kardeşine ait kimlik bilgileri dikkate alınarak düzenlenmiş bulunan herhangi bir belge de bulunmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 206/1. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşmayacağı ve eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesi kapsamında idarî para cezası yaptırımını gerektiren kabahat olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla, Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kolluk güçlerince durumundan şüphelenilen sanığın yanına yaklaşıldığında, içerisinde uyuşturucu madde olan sigara paketini yere attığı ve kendisini ... olarak tanıttıktan sonra kollukta polislerc...