Dava, Kurumca resen tahakkuk ettirrilen fark prim ve gecikme zammı işleminin iptali ile yersiz ödenen primlerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapıılan yargılama sonunda ilamında belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki davada, mahkemece verilen 27.01.2014 tarihli karar, dairemizin Bozma ilamı ile; . 5510 sayılı Yasanın 86ıncı maddesinde öngörülmüş olan bir aylık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup, Kurum işleminin tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde itiraz edilmemesi halinde, Kurumun işleminin ve dolayısıyla borcun kesinleştiğinin kabulü gerekir.Anılan yasa hükmünde...
10. Hukuk Dairesi 2020/570 E. , 2022/5896 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurumca resen tahakkuk ettirrilen fark prim ve gecikme zammı işleminin iptali ile yersiz ödenen primlerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapıılan yargılama sonunda ilamında belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki davada, mahkemece verilen 27.01.2014 tarihli karar, dairemizin Bozma ilamı ile; . 5510 sayılı Yasanın 86ıncı maddesinde öngörülmüş olan bir aylık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup, Kurum işleminin tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde itiraz edilmemesi halinde, Kurumun işleminin ve dolayısıyla borcun kesinleştiğinin kabulü gerekir.Anılan yasa hükmünde belirlenen prosedürün varlığı ve yasal sürelerin geçmesi halinde davalı kurum alacağının kesinleştiğinin kabulü zorunlu olmakla birlikte, bu hususun dava şartı olarak nitelendirilmesi olanaksız olup, davaya konu somut olayda; yukarıda açıklana prosedür kapsamında, davacı şirkete, davalı Kurumca 13.03.2013 tarihli ve prim tahakkuku konulu yazının tebligat tarihi de araştırılmak suretiyle davacı şirketin bu yazıya yukarıda açıklandığı şekilde yasal süresi içerisinde bir itirazının olup olmadığı araştırılmalı, varlığı halinde Kurumca yapılan işlemler ve bu kapsamda davalı Kurumca davacının prime ilişkin süresinde yapılmış itirazının reddine dair verilen bir Komisyon kararı veya ilgili ünite tarafından verilen bir red kararının olup olmadığı belirlenmeli, itirazı yok ise Kurum alacağının kesinleştiğinin kabulü gereklidir. Ne var ki, Kurumca açıklanan şekilde prosedürün olmadığı tespit edilir ise, kurum alacağının kesinleştiğinden bahsedilmesi olanaksız olduğu için, ancak 5510 sayılı Yasanın 89'uncu maddesi kapsamında tespit ve ispat edilmek şartıyla yersiz ödenen primlerin iadesi mümkün olabilecektir. Bu halde de işin esasına girilmeli ve Kurumca aylık 30 gün üzerinden yapılan tahakkukun fiili çalışmaya dayalı olup olmadığı araştırılmalı, bu yönde Kuruma verilmesi gereken eksik gün belgelerinin olup olmadığı araştırılmalı, aynı yörede aynı işle iştigal eden diğer işletenlerin çalıştırdığı işyerlerinde teamül gereği çalışmaların nasıl olduğu sorulmalı ve komşu işyerinde çalışanlar da dinlenilmek sureti ile sonucuna göre bir karar verilmesi. gereğine işaret edilerek araştırma yapılmak üzere bozulmuştur. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorun...