HÜKÜM : Eylemin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suç tarihinde Sakarya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünde icra satış servisinde icra memuru olan sanığın kuruma borcu olan işverenlere ait araç ve gayrimenkullerin icra yoluyla satışından elde edilen bedelleri tahsil ettiği halde bir kısmını kurum hesaplarına yatırmayarak uhdesinde tuttuğu, bir kısmını ise kurum hesaplarına geç yatırdığı ve bu suretle zincirleme nitelikli zimmet suçunu işlediği kabul edilen somut olayda; kurum tarafından verilen 13/04/2016 tarihli ve E.2173386 sayılı...
5. Ceza Dairesi 2020/6684 E. , 2022/4092 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KATILANLAR : Hazine, ... SUÇ : Zincirleme basit zimmet HÜKÜM : Eylemin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suç tarihinde Sakarya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünde icra satış servisinde icra memuru olan sanığın kuruma borcu olan işverenlere ait araç ve gayrimenkullerin icra yoluyla satışından elde edilen bedelleri tahsil ettiği halde bir kısmını kurum hesaplarına yatırmayarak uhdesinde tuttuğu, bir kısmını ise kurum hesaplarına geç yatırdığı ve bu suretle zincirleme nitelikli zimmet suçunu işlediği kabul edilen somut olayda; kurum tarafından verilen 13/04/2016 tarihli ve E.2173386 sayılı cevabi yazıda; 31/01/2012 tarihinde kurum vezneleri kapatıldığından bu tarih itibarıyla sanığın nakit para tahsil yetkisi bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın 31/01/2012 tarihi öncesinde yetkisi bulunmadan tahsil ettiği paraları mal edinme şeklindeki eylemlerinin hizmet ilişkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş para hakkında işlenmesi nedeniyle TCK'nin 155/2, 43. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu, 31/01/2012 tarihinden sonra tahsil yetkisi dahilinde gerçekleşen eylemlerinin ise zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülüp yazılı şekilde sadece zimmet suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; sanık hakkında Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/225 Esas sayılı dosyası kapsamında zimmet suçundan kamu davası bulunduğu anlaşılmakla, mümkünse davaların birleştirilmesi, aksi takdirde anılan dosyanın onaylı ve okunaklı bir suretinin bu dosya arasına alınması, eylemler arasında suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması sonrasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa verilecek cezada 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyasında verilen cezanın bu cezadan mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenleme, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, suç kastındaki yoğunluk,...