Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tespit davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı; davalının dedesinden miras kalan taşınmazın 1972 yılında ... tarafından kamulaştırıldığını öğrendiğini ve kamulaştırma bedelinin artırılması davasının takibi için dava dışı avukat...'a vekaletname verdiğini, ancak kamulaştırmanın yılı itibariyle 20 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddedileceği, iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra altı ay içerisinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde, Türk Devleti...
3. Hukuk Dairesi 2022/1844 E. , 2022/3843 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ :
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tespit davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI
Davacı; davalının dedesinden miras kalan taşınmazın 1972 yılında ... tarafından kamulaştırıldığını öğrendiğini ve kamulaştırma bedelinin artırılması davasının takibi için dava dışı avukat...'a vekaletname verdiğini, ancak kamulaştırmanın yılı itibariyle 20 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddedileceği, iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra altı ay içerisinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde, Türk Devleti aleyhine tazminat isteminde bulunulacağı ve tazminat miktarının da ne olduğu bilinemeyeceği ifade edilmesi akabinde davalının daha fazla beklemek istememesi, avukatlık ücreti ve masraflarını karşılayamayacağını bildirerek, açılacak davanın tüm masraflarının karşılanması ve takip edilecek hukuk yolları sonucunda elde edilecek alacak hakkının davacıda kalmasına yönelik, davalı ile aralarında 15/04/2005 tarihli temlik sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye istinaden 10.000 TL peşin, 10.000 TL yargılama gideri ve 10.000 TL de avukatlık ücret avansı olmak üzere toplam 30.000 TL masraf yapıldığını, temlikten sonra İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden davada 01/12/2005 tarihinde davanın reddine dair verilen kararını, mevzuattaki değişiklik sonrasında davanın esası incelenmek üzere bozulduğunu, bundan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulmasına gerek kalmadığını, davanın kabulüne dair verilen kararın, 16/05/2014 tarihinde kesinleştiğini; söz konusu davanın temlik eden davalının vekili aracılığı ile takip edildiğini, 21/05/2015 tarihinde davalı tarafça vekilin azledilmesi üzerine, vekil yönünden vekalet ücreti, temlik alan yönünden ise, temlik sözleşmesine göre kamulaştırma bedelinin tamamına ilişkin talebe hakkı olmadığının bildirildiğini, temlik konusu alacak nizalı hale geldiğinden depo kararı verilmesi gerektiğini, temlik sözleşmesinin 11 yıl önce yapılması ve dava masraflarının da karşılanmış olması nedeniyle davalının haksız olduğunu ileri sürerek; davalının kamulaştırma bedeli üzerindeki hakkının 30.000TL ile sınırlı olduğunun, kamulaştırma bedelinin tamamını talebinin haksız olduğunu, anılan bedelin tümünün davacıya ait olduğunun tespiti ile yargılama sonunda depo hesabından davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunun davacıya ihtar edildiği halde haksız kazanç elde etme amacıyla hareket ettiğini, tem...