Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2012/3350 · K. 2012/4659
Yargıtay

Kadastro Mahkemelerinin Görevi_3402h673

E. 2012/3350K. 2012/465927 Mart 2012
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından iste­nilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar ve­rildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile lehine edinme koşulları oluşan yaklaşık 20 dönümlük taşınmazının, 2007 yılında yapılan kadastro sırasında 101 ada 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar içinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mah­kemece, davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, zilyetlik nedeniyle kadast­rodan önceki hukuki sebeplere dayanılan 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. madde­sindeki on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescile...

Karar Metni

20. Hukuk Dairesi 2012/3350 E. , 2012/4659 K.

TAPU İPTALİ VE TESCİL

GÖREV

ASLİ MÜDAHALE

KADASTRO KANUNU (3402) Madde 26

KADASTRO KANUNU (3402) Madde 12

"İçtihat Metni"

ÖZET: ELDEKİ DAVANIN AÇILDIĞI TARİHTE KADASTRO MAHKE­MESİNDE GÖRÜLMEKTE OLAN BİR DAVA (DERDEST) BULUNDUĞUNA GÖRE, ELDEKİ DAVA 3402 SAYILI YASA’NIN 26/D MADDESİ ANLAMINDA DERDEST DAVALARA KATILMADIR. 3402 SAYILI YASA’NIN 26/D MADDESİ GEREĞİNCE TESPİTTEN ÖNCEKİ HAKLARA DAYANILARAK ASLİ MÜDAHİL OLARAK DAVAYA KATILAN KİŞİLERLE İLGİLİ OLARAK UYUŞMAZLIKLARI ÇÖ­ZÜMLEME GÖREVİ KADASTRO MAHKEMELERİNE AİTTİR.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından iste­nilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar ve­rildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile lehine edinme koşulları oluşan yaklaşık 20 dönümlük taşınmazının, 2007 yılında yapılan kadastro sırasında 101 ada 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar içinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mah­kemece, davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, zilyetlik nedeniyle kadast­rodan önceki hukuki sebeplere dayanılan 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. madde­sindeki on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescile ilişkindir.

Davacının dava ettiği ve fen bilirkişinin raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 1876,25 m 2 ’lik taşınmaz bölümünün 101 ada 1 sayılı orman parseli, aynı krokide (B) ile gösterilen 7837,76 m 2 ’lik taşınmaz bölümünün ise 101 ada 10 sayılı mer’a parseli içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı, orman ve mer’a niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilen taşınmazların bir bölümü üzerinde zilyetliğe dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Ne var ki; Dairenin geri çevirme kararı ile çekişmeli taşınmazlardan 101 ada 1 sayılı parselin Ardahan Kadastro Mahkemesi’nin 2008/158, 101 ada 10 parselin ise, yine aynı mahkemenin 2011/35 sayılı dosyalarında davalı oldukları anlaşılmıştır. Bu durumda; eldeki davanın açıldığı tarihte görülmekte olan bir dava (derdest) bulunduğuna göre, eldeki bu dava 3402 sayılı Yasa’nın 26/D maddesi anlamında derdest davalara katılmadır. 3402 sayılı Yasa’nın 26/D maddesi gereğince tespitten önceki haklara dayanılarak asli müdahil olarak davaya katılan kişilerle ilgili olarak uyuşmazlıkları çözümleme görevi kadastro mahkemelerine aittir.

Görev konusu kamu düzeniyle ilgili olduğundan, yargılamanın her aşa­masında mahkemece re’sen nazara alınması gerekir. Bu durumda; mah­kemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.

S o n u ç: Yukarıda açıklanan ...

Benzer Kararlar

Yargıtay

E. 1995/14125 · K. 1996/1120

1 Şubat 1996

Yargıtay

E. 2000/2634 · K. 2000/2552

12 Haziran 2000

Yargıtay

E. 1996/2306 · K. 1996/3008

5 Haziran 1996

Yargıtay

E. 1994/5134 · K. 1994/6691

15 Eylül 1994

Yargıtay

E. 1992/16543 · K. 1993/6181

10 Mayıs 1993

Yargıtay

E. 1996/2491 · K. 1996/2460

23 Mayıs 1996