Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; avukat olduklarını, yine avukat olan davalının kendilerini Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/330 Esas 2011/96 Karar sayılı dosyasında vekil olarak temsil ettiğini ve yapılan yargılama sonunda dava dışı kişiye karşı resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret suçundan dolayı ayrı ayrı 2.475 'er Türk Lirası adli para cezasına mahkum edildiklerini ve cezalarının ertelendiğini, bu kararın kendilerinin yokluğunda ve "sanıklar müdafisi" sıfatına haiz davalının yüzüne karşı verildiğini, ancak davalı tarafından kararın temyiz edilmemesi...
3. Hukuk Dairesi 2022/1315 E. , 2022/3978 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ DAVACILAR : 1-..., 2-..., 3-... VEK. AV. ...
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; avukat olduklarını, yine avukat olan davalının kendilerini Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/330 Esas 2011/96 Karar sayılı dosyasında vekil olarak temsil ettiğini ve yapılan yargılama sonunda dava dışı kişiye karşı resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret suçundan dolayı ayrı ayrı 2.475 'er Türk Lirası adli para cezasına mahkum edildiklerini ve cezalarının ertelendiğini, bu kararın kendilerinin yokluğunda ve "sanıklar müdafisi" sıfatına haiz davalının yüzüne karşı verildiğini, ancak davalı tarafından kararın temyiz edilmemesi nedeniyle, 04/05/2011 tarihinde kesinleştiğini, bu karar üzerine karşı tarafın İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/525 Esas sayılı dosyası ile manevi tazminat davası açtığını, bu aşamada davalıyı vekalet görevlerinden azlettiklerini, yargılama sonunda ayrı ayrı 7.500 'er Türk Lirası ödemek zorunda kaldıklarını, ceza mahkemesince verilen hükmün temyiz edilmemesi sonucu yasa yollarına başvurma haklarını yitirdiklerini, avukat olmasına karşın ilgili ilamdaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmamış olduğunu ve cezanın sabıkalarına işlendiğini ileri sürerek; İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılama sonunda ödenmek zorunda kalınan tazminat bedeli toplamı olan 22.500 TL'nin maddi tazminat olarak tahsili ile bu bedele her bir 7.500 TL için fiili ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, her biri için 10.000 TL olmak üzere 30.000 TL manevi tazminat bedelinin zararın meydana geldiği 04/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Davalı; süresinde cevap dilekçesi vermemiş, beyanlarında davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; maddi tazminat talebinin reddine, davacılar için ayrı ayrı 5.000 'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Dairece verilen 07/10/2020 tarihli ve 2020/4448 E. 2020/5578 K. sayılı kararla; "... somut uyuşmazlıkta taraflar arasında hukuken geçerli bir vekalet ilişkisinin kurulmuş olduğu, davalının davacıları Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/330 Esas 2011/96 Karar sayılı dosyasında müdafii olarak savunduğu, verilen ceza kararını temyiz etmeyerek kararın kesinleşmesine sebebiyet vermek suretiyle, özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığı hususunun çekişmesiz olduğu, bu noktada öncelikle davalı avukatın ihmali ile müvekkili davacıların uğradığı zarar arasında uygun nedense...