Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti ve çıkma payı alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma istemi reddedilerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinden ..., ... ve ...'in davalı kooperatifin ortağı olduklarını, yapılan genel kurul gereğince taşınmaz hakkındaki ihtilaflar bitene kadar aidat ödenmemesinin kararlaştırıldığını, bu sebeple müvekkillerinin aidat ödemelerini bıraktığını, akabinde kooperatifçe hiçbir usuli işlem yapılmaksızın genel kurullara davet...
6. Hukuk Dairesi 2021/1964 E. , 2022/2396 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti ve çıkma payı alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma istemi reddedilerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinden ..., ... ve ...'in davalı kooperatifin ortağı olduklarını, yapılan genel kurul gereğince taşınmaz hakkındaki ihtilaflar bitene kadar aidat ödenmemesinin kararlaştırıldığını, bu sebeple müvekkillerinin aidat ödemelerini bıraktığını, akabinde kooperatifçe hiçbir usuli işlem yapılmaksızın genel kurullara davet edilmeyerek ve hazirun listesinden çıkartılarak ortaklık faaliyetlerini yürütmelerine engel olunduğunu, diğer müvekkili ...'ın ise halen davalı kooperatif ortağı olduğunu, bir dönem yönetim kurulu üyeliği yaptığı kooperatifçe huzur hakkının kendisine ödenmediğini ileri sürerek, davacılar ..., ... ve ...'in kooperatif ortağı olduğunun tespitini, davacılara ortaklık gereğince yapılması gerekli konut tahsisinin sağlanması için varsa üçüncü kişiler adına yapılan tahsisin iptalini, bu mümkün olmaz ise her bir davacı için şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalıdan yasal faizi ile tahsilini, davacı ...'ın huzur hakkı bedeli olan 14.300,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini davacı ... yönünden 71.640,00 TL, davacı ... yönünden 62.560,00 TL ve davacı ... yönünden 89.900,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ...'ın talebinin zamanaşımına uğradığını, diğer davalıların ise uzun süre kooperatif faaliyetlerine katılmamak suretiyle ortaklık haklarından zımnen vazgeçmiş olduklarını, bu davacıların da tazminat istemlerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacılar ..., ... ve ...'ın davalarının kabulüne, davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 26.01.2017 tarih ve 2015/7897 Esas, 2017/207 Karar sayılı ilamıyla, kendisine konut tahsis edilen ortakların toplam aidat ödemelerinin tespiti ile açıklanan formül uyarınca tazminat hesabı yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar ..., ... ve ...'ın davalı kooperatifin ortağı oldukları, ortaklıklarına bağlı olarak kendilerine daire tahsisinin mümkün bulunmadığı, bozma ilamında belirlenen formüle göre yapılan hesap gereği ödenen aidatların iadesinin mümkün bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 10.439,25 TLnin 1.000,00 TLsine dava tarihind...