Kamulaştırma bedelinin tam olarak ödenmediği iddiası ile bu karşılığın arttırılması davasında faizin hangi tarihten başlatılması gerektiği konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile Beşinci Hukuk Dairesinin kararları arasında çıkan içtihat uyuşmazlığının giderilmesi DSİ Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından verilen 28/11/1987 günlü dilekçe ile istenmiş, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca 28/4/1988 günlü 41 sayılı karar ile içtihadın birleştirilmesi yoluna gidilmesi uygun görülmüş olup Yargıtay Büyük Genel Kurulunda raportör üyenin açıklamaları dinlenip iş müzakere edildikten sonra 24/2/1989 günlü oturumda Hukuk Genel Kurulunun 3/5/1974 günlü 245-470 sayılı ve 21/9/1979 günlü 324, 1255 sayılı; Beşinci Hukuk Dairesinin 3/3/1977 günlü 1322 - 1374 sayılı; 7/4/1983 günlü 3504 - 3556 sayılı kararlarında "kamulaştırma bedelinin arttırılan bölümüne, idarenin taşınmaz mala fiilen el koyma...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1988/4 K.1989/3 T.20.10.1989 R.Gazete No.20382 R.G. Tarihi: 24.12.1989 FAİZ BAŞLANGICI KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN ARTIRILMASI DAVASI MÜLKİYETİN İDAREYE İNTİKALİ KAMULAŞTIRMA PARASININ ARTIRILMASI HAKKINDA AÇILACAK DAVALARDA, MAHKEMECE ARTIRILAN BÖLÜM İÇİN MÜLKİYETİN İDAREYE GEÇTİĞİ GÜNDEN İTİBAREN FAİZ İSTENEBİLİR. Kamulaştırma bedelinin tam olarak ödenmediği iddiası ile bu karşılığın arttırılması davasında faizin hangi tarihten başlatılması gerektiği konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile Beşinci Hukuk Dairesinin kararları arasında çıkan içtihat uyuşmazlığının giderilmesi DSİ Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından verilen 28/11/1987 günlü dilekçe ile istenmiş, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca 28/4/1988 günlü 41 sayılı karar ile içtihadın birleştirilmesi yoluna gidilmesi uygun görülmüş olup Yargıtay Büyük Genel Kurulunda raportör üyenin açıklamaları dinlenip iş müzakere edildikten sonra 24/2/1989 günlü oturumda Hukuk Genel Kurulunun 3/5/1974 günlü 245-470 sayılı ve 21/9/1979 günlü 324, 1255 sayılı; Beşinci Hukuk Dairesinin 3/3/1977 günlü 1322 - 1374 sayılı; 7/4/1983 günlü 3504 - 3556 sayılı kararlarında "kamulaştırma bedelinin arttırılan bölümüne, idarenin taşınmaz mala fiilen el koyma gününden öncesi için faiz yürütülemiyeceği" benimsenmesine karşılık gene Beşinci Hukuk Dairesinin 16/2/1987 günlü 17860 - 1818 sayılı kararında ve müteakip kararlarında "Tapuda ferağ halinde, hukuki el koyma gerçekleşmiş olacağından bu tarihten itibaren de faizin hesaplanması gerektiği" kabul edilmiş olup içtihat aykırılığının bulunduğuna ve giderilmesi gerektiğine oybirliğiyle karar verildikten sonra işin esasının görüşülmesine geçilmiş, ilk toplantıda ileri sürülen görüşlerden hiçbiri üçte iki çoğunluğu sağlayamadığından 20/10/1989 gününde konu yeniden görüşülerek aşağıdaki sonuca varılmıştır: Tam ödenmeyen kamulaştırma bedelinin ve faizin niteliği problemin çözümünü önemli ölçüde kolaylaştıracaktır : "para borçlarında faiz, alacaklının cebinde zamanında bulunmayan paradan mahrumiyeti karşılayan bir ivaz" olarak ifade edilebilir. Hiç şüphe yok ki kamulaştırma bir haksız fiil değildir. Anayasa tarafından kabul edilen hukuka uygun bir müessesedir. İdare ile mal sahibi arasında aktî bir ilişkinin varlığından da söz edilemez. Zira akitte esas olan tarafların serbest iradelerinin birleşmesidir. Burada gerek hukuki işlemin kurulmasında gerekse unsurlarının tespitinde serbest iradelerin birleştiğinden de söz edilemez. Şu halde kamulaştırma parasını hukuka uygun idari bir işlem sonunda malı alınana verilen bir karşılık olarak nitelemek yerinde olur. Daha önceki Anayasalarda olduğu gibi 1982 Anayasasının 46. maddesinde de "Özel mülkiyete konu gayrimenkullerin karşılıkları peşin ödenmek şartı ile kamulaştırılabileceği" kabul edilmiştir. İçtihadı Birleştirmeye konu sorunun görüşülmesi sırasında peşin ödeneceğine işaret edilen karşılığın tam karşılık (rayiç bedel) olup, olmadığı tartışılmış; bunun tam karşılık olarak değil ...