Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Mahkemece bozma öncesi verilen 14/04/2016 tarihli, 2015/382 Esas ve 2016/148 sayılı kararın temyizi üzerine Dairemizin 18/04/2019 tarihli, 2019/2330 Esas ve 2019/6739 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının bozulmasına dair karar verildiği, mahkeme tarafından verilen temyize konu kararda, Dairemizin 18/04/2019 tarihli, 2019/2330 Esas ve 2019/6739 Karar sayılı bozma ilamına uyulduğu anlaşılmış ise de, Dairemizce bozma kararından sonra içtihat değişikliğine gidilerek, İİK'nun 337/a. maddesinde düzenlenen Ticareti Usulüne Aykırı Terk...
12. Hukuk Dairesi 2021/10081 E. , 2022/5179 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Mahkemece bozma öncesi verilen 14/04/2016 tarihli, 2015/382 Esas ve 2016/148 sayılı kararın temyizi üzerine Dairemizin 18/04/2019 tarihli, 2019/2330 Esas ve 2019/6739 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının bozulmasına dair karar verildiği, mahkeme tarafından verilen temyize konu kararda, Dairemizin 18/04/2019 tarihli, 2019/2330 Esas ve 2019/6739 Karar sayılı bozma ilamına uyulduğu anlaşılmış ise de, Dairemizce bozma kararından sonra içtihat değişikliğine gidilerek, İİK'nun 337/a. maddesinde düzenlenen Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek suçu ile ilgili olarak TTK'nun 124. maddesinde sayılan ve sona erme usulü tasfiyeye tabi olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde tasfiye aşamasında tasfiye memurlarınca aktif ve pasiflerin belirlenerek malvarlığı tespiti yapılması nedeniyle ikinci bir defa İcra ve İflas Kanunu'nun 44. maddesi gereğince mal beyanında bulunma zorunluluğu bulunmadığından söz konusu şirketlerde, ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunun unsurlarının oluşmayacağına dair Dairemizin 22/12/2020 tarihli 2020/8057 Esas ve 2020/11132 Karar sayılı ilamı ile karar verilmiş olup, içtihat değişikliğine gidilmiştir. Dairemizin 22/12/2020 tarihli 2020/8057 Esas ve 2020/11132 Karar sayılı içtihatında da belirtildiği üzere ; İcra ve İflas Kanunu'nun 44. maddesi; Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilânlarının yayınlandığı gazetede ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mûtad ve münasip vasıtalarla ilân olunur" diyerek ilan etme ve ilan masraflarını da; ödeme yükümlülüğünü yüklemiştir. Yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK'nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; 1-İİK 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması, 2-Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması, 3-Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi, 4-Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesi ile diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi ...) gerçekleşmesi halinde oluşacağı ve eylemden dolayı o müştekinin zarar görmüş olmasının gerektiği belirtilmiştir. İİK'n...