Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; ... uyruklu olduğunu, 2010 yılında ... almak amacıyla davalılara müracaat ettiğini, öncesinde 2007 yılında davalı şirket yetkilisi olan davalı ... ...'e 225.600 ... borç verdiğini, davalılar ile önce 24.03.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmede ... ... ... projesinden 600.000 ... satış bedeli ile taşınmaz satışının yapılacağının kararlaştırıldığını, bu bedelin 225.600 ...sinin davalı şirketten olan alacağından mahsup edildiğini, 314.400 ...nin davalı şirket tarafından bildirilen hesaba yatırılacağının kararlaştırıldığını, 14.04.2010...
3. Hukuk Dairesi 2022/2659 E. , 2022/4158 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVALILAR :
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; ... uyruklu olduğunu, 2010 yılında ... almak amacıyla davalılara müracaat ettiğini, öncesinde 2007 yılında davalı şirket yetkilisi olan davalı ... ...'e 225.600 ... borç verdiğini, davalılar ile önce 24.03.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmede ... ... ... projesinden 600.000 ... satış bedeli ile taşınmaz satışının yapılacağının kararlaştırıldığını, bu bedelin 225.600 ...sinin davalı şirketten olan alacağından mahsup edildiğini, 314.400 ...nin davalı şirket tarafından bildirilen hesaba yatırılacağının kararlaştırıldığını, 14.04.2010 tarihinde 314.400 ...nin karşılığı 42.400 Euronun davalı ... ...ün hesabına yatırıldığını, 60.000 ... ödeme için kendisine ait ... marka aracın davalı şirkete devredildiğini, tüm bu hususların davalılar tarafından gönderilen maillerde kabul edildiğini, yine davalı şirket tarafından 25.06.2013 tarihli güvence belgesi ile bu durumun teyit edildiğini, ancak sözleşme konusu taşınmaz devredilmediği gibi ödediği bedelin de iade edilmediğini, davalılar ile ikinci kez 23.08.2011 tarihli başka bir ... için sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede 15.08.2011 tarihli belgeye atıf yapıldığını, sözleşmede satış bedeli olarak 580.000 ...'nın ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirket yetkili ... tarafından davalı ... ...ün hesap numarasının kendisine e-maille bildirildiğini, 12.10.2011 tarihinde 210.000 ... karşılığı 28.200 ... ve 27.10.2011 tarihinde 200.000 ... karşılığı 26.900 Euronun davalı ... ...ün hesabına gönderildiğini, davalı şirket yetkilisi tarafından kendisine verilen 19.10.2011 tarihli makbuzda da 170.000 ... ödendiğinin kabul edildiğini, davalı şirket yetkilisi ... ... tarafından imzalanan 06.09.2012 tarihli güvece belgesinde de bu hususun teyit edildiğini, böylece tüm satış bedelinin ödendiğini, ancak ikinci sözleşme konusu taşınmazın da kendisine devredilmediği gibi satış bedelinin iade edilmediğini, iki sözleşme kapsamında davalılara toplam 1.180.000 ... ödeme yaptığını, davalıların borçtan müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.180.000 ...nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar; dava konusu sözleşmelerden haberlerinin olmadığını, davacı ile 2010 ve 2011 yıllarında herhangi bir satış sözleşmesi akdedilmediğini, davacının 2007 yılında yapılan havaleyi borç olarak nitelendirerek haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davacının yaptığı ödemelerin borç ödemesi olduğunu, sözleşmede imzası ...