Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 17.03.2014 gün ve 2013/207-2014/91 sayılı hükmün (kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesince 18.02.2015 gün ve 2014/19097-2015/2173 sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Yasa'nın 43 ve geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, kredi alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile asıl alacağın % 40ı oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibin faize faiz...
11. Hukuk Dairesi 2022/2097 E. , 2022/3416 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 17.03.2014 gün ve 2013/207-2014/91 sayılı hükmün (kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesince 18.02.2015 gün ve 2014/19097-2015/2173 sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Yasa'nın 43 ve geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, kredi alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile asıl alacağın % 40ı oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibin faize faiz işletilecek şekilde yapıldığını, alacağın ipotekle teminat altına alındığını belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı adresini değiştirmediğinden davacının ihtarnameyi usulüne uygun tebliğ ettirmesi gerektiği, davalı borçlu şirketin takip tarihinden önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediği, davacı banka alacağından ipotek bedelinin mahsup edildiği, buna göre takip tarihi itibari ile banka alacağının 124.764,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 124.764,88 TL asıl alacak üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 18.02.2015 tarih 2014/19097- 2015/2173 sayılı kararıyla kararın bozulmasına karar verilmesi sonrasında mahkemenin 09.09.2015 tarih 2015/747 E. 2015/768 K. sayılı kararı ile borçlunun adres değişikliği olmadığından İİKnın 68/b maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, bu durumda alacaklı bankanın borçlu tarafından kendisine bildirilmiş olan sözleşmedeki adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununa (TK) göre usulüne uygun tebliğ yaptırması gerektiği, ihtarnamenin davalı şirket çalışanı (muhasebecisi) olan İsmail Bülbül'e tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/568 esas sayılı dosyasında verilen kesinleşmiş kararda ise, davalı şirketin İsmail Bülbül isimli çalışanı olmadığından tebligatın geçersiz olduğunun belirtildiği, bu karar kesinleşmekle tebliğ yapılan İsmail Bülbül'ün davalı çalışanı olmadığının anlaşıldığı, bu durumda tebligatın davalı şirket çalışanına yapılmadığı, İİKnın 68/b maddesindeki düzenlemenin adres değişikliğini bildirmeyen borçlu için getirilmiş bir yaptırım olduğu, adres değişikliği yapmayan borçlu için bu hükmün uygulanamayacağı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 124.764,88 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa 25/0...