Karı, koca arasındaki gayrimenkule ait muvazaa dâvalarında şahit dinlenip dinlenmiyeceği hususunda Temyiz Mahkemesi Birinci Hukuk Dairesinin 23/3/1942 tarih ve 4189/777, 31/10/1949 tarih ve 6847/4393, İkinci Hukuk Dairesinin 28/5/1940 tarih ve 322/2088, 30/12/1952 tarih ve 6750/6468, 24/5/1948 tarih ve 1100/3160, 22/3/1951 tarih ve 1603/2224, 2/7/1951 tarih ve 4124/4962, 9/11/1951 tarih ve 7273/7079 sayılı kararlarını havi ilâmları arasında mübayenet olduğundan bahisle İstanbul avukatlarından H.... A.... tarafından 12/4/1953 tarihli dilekçe ile Temyiz Mahkemesi Birinci Riyaset Dairesine müracaat edilmiş olmakla keyfiyet Tevhidi İçtihat Hukuk Kısmı Umumi Heyetince müzakere edilerek icabı düşünüldü : Mevcut olduğu bildirilen içtihat ihtilâfının halli için Kurula tevdi olunan sekiz ilâmdan yalnız İkinci Hukuk Dairesinin 4124/4962 sayı ve 2/7/1951 tarihli ilâmiyle aynı dairenin E. 6750, K....
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1953/8 K.1953/7 T.7.10.1953 R.Gazete No. 8569 R.G. Tarihi: 28.11.1953 TAPU KAYDININ TASHİHİ MUVAZAA İDDİASI ARALARINDA VAR OLDUĞUNU İDDİA ETTİĞİ AKDİ İLİŞKİYE DAYANARAK TAPUDA MALİK SIFATI İLE KAYITLI BULUNAN BİR ŞAHISTAN SİCİLDEKİ KAYDIN ADINA DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN KİMSENİN BU TALEBİNİ DAVALI İLE ARALARINDA VAR OLAN KANUNEN GEÇERLİ BİR SÖZLEŞMEYE DAYANDIRMASI GEREKLİDİR. (743/md.634) Karı, koca arasındaki gayrimenkule ait muvazaa dâvalarında şahit dinlenip dinlenmiyeceği hususunda Temyiz Mahkemesi Birinci Hukuk Dairesinin 23/3/1942 tarih ve 4189/777, 31/10/1949 tarih ve 6847/4393, İkinci Hukuk Dairesinin 28/5/1940 tarih ve 322/2088, 30/12/1952 tarih ve 6750/6468, 24/5/1948 tarih ve 1100/3160, 22/3/1951 tarih ve 1603/2224, 2/7/1951 tarih ve 4124/4962, 9/11/1951 tarih ve 7273/7079 sayılı kararlarını havi ilâmları arasında mübayenet olduğundan bahisle İstanbul avukatlarından H.... A.... tarafından 12/4/1953 tarihli dilekçe ile Temyiz Mahkemesi Birinci Riyaset Dairesine müracaat edilmiş olmakla keyfiyet Tevhidi İçtihat Hukuk Kısmı Umumi Heyetince müzakere edilerek icabı düşünüldü : Mevcut olduğu bildirilen içtihat ihtilâfının halli için Kurula tevdi olunan sekiz ilâmdan yalnız İkinci Hukuk Dairesinin 4124/4962 sayı ve 2/7/1951 tarihli ilâmiyle aynı dairenin E. 6750, K. 6468 sayılı ve 30/12/1952 tarihli ilâmı arasında içtihat ihtilâfı bulunduğu kabul ve diğer altı ilâmda taraflar arasında bahis mevzuu olmuş bulunan hukuki münasebetlere nazaran içtihat ihtilâfı bulunmadığı tesbit ve İkinci Hukuk Dairesinin zikri geçen iki ilâmı üzerine muktazi tetkikat icra olunmuştur. Her iki dâvada da koca, sicilde karısı namına müseccel bulunan bir gayrimenkulün hakikatte kendi namına satın alınması icabettiğini bedelini de kendisinin verdiğini bu sebeple gayrimenkulün tapudaki kaydının namına tashihini karısını hasım göstererek talebetmiştir. Böyle bir dâvanın kabul olunabilmesi için evvelâ dâvacının gayrimenkulün namına tescilini muhik kılacak hukuki bir sebebe dayanması lâzımdır. Dâvacılar, taleplerini taraflar arasında evvelce vâkı olmuş bulunan bir anlaşmaya istinat ettirmektedirler. Her iki dâvada da dâvalı mevkiinde bulunan karı, ihtilâflı gayrimenkulü üçüncü şahıs vaziyetinde bulunan gayrimenkulün eski mâliki ile yaptığı bey' akdine müsteniden iktisabetmiş ve koca o bey' akdine dâhil olmamıştır. Muayyen bir gayrimenkulü namına satın alması için karısına bedelini verdiği halde kararının gayrimenkulün mâliki ile yaptığı bey akdinde kocasının mümessili sıfatiyle hareket etmiyerek taahhüdünü yerine getirmemiş olduğu iddia edilmektedir. Bu halde taraflar arasındaki hukuki münasebetin vekâlet akdi olarak tavsifi icabeder. Vekil ile müvekkil arasındaki vekâlet akdi, vekilinin üçüncü şahıs ile yaptığı bey' akdi neticesinde iktisabeylediği gayrimenkul mülkiyetinin müvekkile naklolunması için Medeni Kanunun 642 nci maddesinin derpiş ettiği mahiyette dâvalıyı tescile icbara salih bir akit olarak telâkki olunamaz. Bun...