Katılanın yokluğunda verilen Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 23.05.2014 tarihli kesinleştirilmesine esas alınan ve Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan 21.04.2014 tarihli tebligatın, haber verilen en yakın komşusunun isim ve imzası yer almadığı gibi imzadan çekinme nedeninin de belirtilmediği, yapılan tebliğin usulsüz olması nedeniyle kesinleşmediği ve bu sebeple anılan kararda öngörülen denetim süresinin de başlamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli, 2017/8-952 Esas ve 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de sanığın bu durumu bilerek bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan...
11. Ceza Dairesi 2021/39743 E. , 2022/7537 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet
Katılanın yokluğunda verilen Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 23.05.2014 tarihli kesinleştirilmesine esas alınan ve Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan 21.04.2014 tarihli tebligatın, haber verilen en yakın komşusunun isim ve imzası yer almadığı gibi imzadan çekinme nedeninin de belirtilmediği, yapılan tebliğin usulsüz olması nedeniyle kesinleşmediği ve bu sebeple anılan kararda öngörülen denetim süresinin de başlamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli, 2017/8-952 Esas ve 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de sanığın bu durumu bilerek bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığından Mahkemece verilen 28.04.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü hukuki değerden yoksun olup, dava zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmakla; sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCKnin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 30.12.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 27.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.