Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı ve husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; dava dışı şirketin, 233 sayılı KHKnın 35. maddesi gereğince çıkarılan 22/05/2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, turizm belgeli yatırım ve işletmelerden mesken ve sanayi abonelerine uygulanan tarifelerin en düşüğü üzerinden elektrik ücreti alınması gerekirken, fazla ücret alındığı iddiasıyla aleyhine açmış olduğu davanın kabul edilerek 203.860,93 TLnin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın icrası için takip başlatılması üzerine icra dosyasına toplam...
3. Hukuk Dairesi 2022/2697 E. , 2022/4184 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK. AV. ...
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı ve husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; dava dışı şirketin, 233 sayılı KHKnın 35. maddesi gereğince çıkarılan 22/05/2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, turizm belgeli yatırım ve işletmelerden mesken ve sanayi abonelerine uygulanan tarifelerin en düşüğü üzerinden elektrik ücreti alınması gerekirken, fazla ücret alındığı iddiasıyla aleyhine açmış olduğu davanın kabul edilerek 203.860,93 TLnin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın icrası için takip başlatılması üzerine icra dosyasına toplam 351.025,77TL ödediğini ileri sürerek; ödemek zorunda kaldığı bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; dava zamanaşımı süresinin geçtiğini, ayrıca yapılan işlemlerin yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; bilirkişilerce düzenlenen 19/01/2010 tarihli raporda, davacı şirket ile dava dışı abone arasındaki ihtilafın davalı ... Müsteşarlığının hatalı bildirimi ile meydana geldiğinin belirtildiği, davacı şirketin bedel ödemesine davalının sebebiyet verdiği, abonenin zararını karşılayan davacı şirketin davalıya rücu hakkının olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen 11/03/2010 tarihli karar, tarafların temyizi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 05/03/2012 tarihli ve 2012/1978 E. 2012/3330 K. sayılı kararla; davalı tarafın cevap dilekçesinde bildirdiği zamanaşımı def'i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; davacı şirketin genel müdürünün Olur tarihinin 15/06/2009 olduğu, davanın ise 27/07/2007 tarihinde açıldığı, zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen 26/06/2012 tarihli karar, tarafların temyizi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 03/12/2012 tarihli ve 2012/14168 E. 2012/18328 K. sayılı kararla; ödeme ve dava tarihleri itibariyle BKnın 60/1 maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi dolduğu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece; zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle, önceki kararda direnilmesine, davanın kabulüne dair verilen 28/11/2013 tarihli karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarihli ve 2017/1447 E. 2018/204 K. sayılı kararıyla; zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi neticesinde verilen 17/01/201...