7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması zorunlu olup doğrudan şikâyetçi kuruma yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle, şikâyetçi kurum vekilinin öğrenme üzerine yaptığı temyizinin süresinde olduğunun kabulüne; 5271 sayılı CMKnin 260/1. maddesi gereğince, 04.09.2013 havale tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunan ve mahkemece bu talebi karara bağlanmayan suçtan zarar gören şikayetçi kurumun CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin usulsüz olarak verilen 30.05.2016 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Sanık hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan mütalaa verildiği halde, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2013 tarihli iddianamesi...
11. Ceza Dairesi 2021/11168 E. , 2022/7449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Beraat
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması zorunlu olup doğrudan şikâyetçi kuruma yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle, şikâyetçi kurum vekilinin öğrenme üzerine yaptığı temyizinin süresinde olduğunun kabulüne; 5271 sayılı CMKnin 260/1. maddesi gereğince, 04.09.2013 havale tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunan ve mahkemece bu talebi karara bağlanmayan suçtan zarar gören şikayetçi kurumun CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin usulsüz olarak verilen 30.05.2016 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Sanık hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan mütalaa verildiği halde, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2013 tarihli iddianamesi ile mütalaaya aykırı olarak sahte fatura düzenleme suçundan dava açıldığı, Mahkemece öncelikle durma kararı verilip sanık hakkında ilgili takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan dava şartı olan mütalaa verilip verilmeyeceğinin vergi dairesi başkanlığından sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sahte fatura düzenleme suçundan beraat kararı verilerek sahte fatura kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de; zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; Sanığa yüklenen Vergi Usul Kanununa aykırılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCKnin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 27.03.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 27.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.