Asıl dava itirazın iptali, birleşen dava rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece bozma kararından sonra davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 15.08.2009 tarihinde gerçekleşen iş kazasında yaralanan sigortalıya sağlanan gelirler sebebiyle Kurum zararının davalılardan yasal faiziyle birlikte rücuan alınmasına ilişkin davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride...
10. Hukuk Dairesi 2021/7756 E. , 2022/6649 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Asıl dava itirazın iptali, birleşen dava rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece bozma kararından sonra davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 15.08.2009 tarihinde gerçekleşen iş kazasında yaralanan sigortalıya sağlanan gelirler sebebiyle Kurum zararının davalılardan yasal faiziyle birlikte rücuan alınmasına ilişkin davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, işverenin sorumluluğunun belirlenmesinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağı belirtilmiştir. Anlaşılacağı üzere rücu alacağından sorumluluk belirlenirken, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın hükme esas alınması gerekmektedir. Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar... düzenlemesini içermektedir. Eldeki dava dosyası incelendiğinde bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. Buna göre bozma ilamına uyulmasına karşın mahkemece, bozma öncesi esas alınan ve dairemizce benimsenen kusur raporunda belirtilen kusur oranlarından farklı bir kusur dağılımının esas alındığı, yine itirazın iptaline konu asıl davada mahkemece benimsenen kusur oranının hükmedilen tutarla çelişkili olduğu ile davacının asıl ve birleşen davalarda ki mükerrer talepleri ve davaya konu kazayla ilgili oluşan kurum zararıyla ilgili davalı şirketler tarafından yapılan ve kurum hesabına geçen ödemelerde gözetilerek, infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı ...