Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.02.2018 tarih ve 2016/216 E. - 2018/58 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.10.2020 tarih ve 2018/2072 E. - 2020/1029 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin avukatlık hizmeti yaptığını, 18 yıldır soyadı olan YÖNET ibaresini kullandığını, yönet.av.tr isimli internet siteleri bulunduğunu, birçok büyük firmaya danışmanlık...
11. Hukuk Dairesi 2021/19 E. , 2022/3740 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.02.2018 tarih ve 2016/216 E. - 2018/58 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.10.2020 tarih ve 2018/2072 E. - 2020/1029 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin avukatlık hizmeti yaptığını, 18 yıldır soyadı olan YÖNET ibaresini kullandığını, yönet.av.tr isimli internet siteleri bulunduğunu, birçok büyük firmaya danışmanlık hizmeti verildiğini, davalının ise mali müşavirlik hizmeti yaptığını, 2003/01980 nolu YÖNET ibaresini 42. sınıf olan hukuki hizmetler sınıfında tescil ettirdiğini, davalının markayı hizmet sınıfıyla bağlantılı olarak kullanmadığını, 556 sayılı KHKnın 14. maddesine göre, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı neden olmadan kullanılmayan markaların hükümsüz kılınacağını, hukuk hizmetinin hukukçular tarafından verilebileceğini, marka tescilinin iştigal konusu ile alakasının olmadığını, müvekkilinin YÖNET ibaresinin daha önceden kullandığını, maruf hale getirdiğini, gerçek hak sahibinin davacı olduğunu ileri sürerek, davalı markasının kullanmama nedeniyle iptalini, sicilden terkinini, iptal edilmemesi durumunda 42. sınıf hizmet sınıfıyla ilgili olarak iptalini, ayrıca 42. sınıf hizmetin niteliği konusunda halka yanlış anlama ihtimali mevcut olduğundan, markanın müvekkiline ait avukatlık bürosu ismiyle iltibas yaratması nedeniyle, markanın öncelikli ve üstün hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin markayı 18 yıldır aralıksız olarak kullandığını, davacının soyadının YÖNET olmasının ve avukatlık hizmeti vermesinin tescilli marka üzerinde hak sahibi yapmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın dayanağı olan 556 sayılı KHKnın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 tarih, 2016/148-89 sayılı kararı ile iptal edildiği, kullanmamaya dayalı talebin dayanağının kalmadığı, öncelik hakkı ve iltibas yönünden ise markanın 14.05.2004 tarihinde tescil edildiği, işbu davanın ise 11.04.2016 tarihinde açıldığı, tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, marka tescilinin kötüniyetle yapıldığına dair tespit yapılamadığı, markanın tescil edildiği hukuki hizmetler bakımından 556 sayılı KHKnın 7/1-f maddesi anlamında nitelik, kalite, üretim yeri ve coğrafi kay...